3
Yorum
26
Beğeni
0,0
Puan
601
Okunma
her hayâl kendi çapında pamuk şekeri
bir garip açlık hissi
iştah kesse de
sofra kırıntısından karnını doyuran karınca için
ziyafete dönüşür
çıkılmaz sokaktan geçmiş birinin ayak izi
yapamadıklarına basa basa
belkemiğinden tutunmuş aşkla
ucu bucağı olan yolda
uzsuz bucaksız özleyişle
şubattan kalma bir ayazı yaz edecekti
daha dün
bilmenin de mutlu etmeyeceği cehaletin
romatizması çökmüşken dizlerime
dilindeki rutubetin
küflü cümlelerini, yeşile çalan o elâ
çürümekten mâsûn etti
akşamın gürültüsüne açtığı rahneden
çırpınıp duran kalbe gülümsedi
iğne atsan yere düşmez kafamın içi
bildiğin çağıltı
pusuya yatmış kaplanın
suya eğilmiş maralı içmesi
daha dün
cebimdeki uçurumda avuntu aradım
her çarşamba gelen bir yağmur kokusudur bu