1
Yorum
14
Beğeni
0,0
Puan
488
Okunma
ruhunu saran karanlıkların farkındasızlığında kaybolan insanlığın
gün güne uzaklaşmaktayken sanal ufkundan
sen ;
bilemeden kendini
çözmeyi dahi düşünemediğin
oysa önünde duran bir bulmacadaki
binlerce sorudan da habersizsin ne yazık
olsa olsa insansı bir yaratık olmanın dayanılmaz kolaycılığına sarılmışlığında
boş teneke misali
kendi varlığının nedenlerinden
ya da nedensizliğinden başlayarak
asla merak etmediğin sonsuz sayıda şey
dolanıp duruyor o karanlığın içinde oysa
sende tık bile yok insansı …
Farkındasızlığın inanılır gibi değil
umarsızlığın
duyarsızlığın
meraksızlığın
düşüncesizliğinle
ve gömülmüşlüğünle kendi ruhunun karanlıklarına
beni de çekmeye çalışıyorsun
insanlığımdan uzaklara
nedenini niçinini merak etmediğin
o karanlıklar daha da çökecek ruhuna
kendi farkındasızlığında
yaşadığın zannındaki benliğin
yeni karanlıkları üretirken
bir değersizliğin sorumsuzluğunda
umarsızlığınla
duyarsızlığınla
varlığını sürdüreceksin elbet de
nereye kadar?
son nefese kadar dediğini duyar gibiyim de
ah be insansı,
ölüm bile yakışmalı aslında
iyisiyle kötüsüyle bile olsa da
ve hatta eceliyle ölmeli insan mesela.
Ah be insansı,
Suçsuz günahsız çocuklar öldürülmemeli
ve dahi;
kimin ya da neyin tetikçisi haline getirildiğinden habersiz
senin gibi
sıradan ve zavallı insanlar
Hatta, insansılar da …
...
...
.
.
.
.
.
.
.
Mert Yiğitcan ( Mehmet Kazım Tek )
12 Kasım 2023 / istanbul