6
Yorum
39
Beğeni
5,0
Puan
1574
Okunma

....
felçli bir şiir yazıyorum
kızıl bir yalnızlıkla ağırlanan
gizli öznelerin teras katında
kar ve karanlık
kan ve kangren birlikte savaşır
ansızın yakalanmıştır yüzümüz siyaha
elini açmış buhranıma inşirah dilenen
sancılarını sırtlamış bir fukaraya köledir zaman
fâni telaşlara boyun eğmiş
ihtiyar ruhlu yarı çapkın
göçebe bir yıldız konar şakağımın konağına
berat ediyorum tenimden
bu nasıl bir düşüştür uçurumun
hâlâ el değmemiş
hâlâ bakir sevinçler durur boşlukta bir olanak olarak
duyun beni duyun ey kanatlı sözcüklerim
yoktur artık
toy bir kelime ile gülümsemenin geçerli bir nedeni
ne yazsak boştur
denge bozulur zamanın getirdiği baskı olur
anlayacağın hiçbir dizesi
esenlik ısmarlamaz ötelerinden
rotasında günahlar şişiren
gittiği yeri bilmeyen akıl zarının yelkenleriyiz
ünleminde yasa dışı pankartlar
imlâsında hayratlık uykusu
adı sürgün adı mim sanrısı
adı prangasında inleyen bir ölü deniz kokusu
bir ihtilalin yitirilmiş sözleriyiz
kaçarız köşe bucak
kim bilir adımız suçtur belki
belki de bir espridir fırtınanın dilinde kim bilir
kırbaçlar gelir peşimiz sıra
tozunu kandırmış dumanını yırtmışızdır yolların
kambur zamanlar ortası
her gün bir ölüm raporu
kıyama durur zindanlarda infazımız
imdat diye eğilmiş
binlerce şafak batırmışızdır acıların genine
hangi cümlede hafif
hangi cümlenin sonunda aksayız
ayrılık girer içimize
sonra engin bir çığlık
meczup hâlimize uçsuz bucaksız darlık
dağları devirsen utancın yüzüne
çatlatır âlemi
patlatır kalemi
bir dizi cevaba sızlanırken
ve insan kutsala
ve insan emanete ve aşka ihanet etmişken hâlâ
denizlerin çekildiği yere
ayın lime lime indiği yere
gülün rahmet rahmet değdiği yere
andolsun
illâ ölmeliydik
uyanmak için
!
_boran
5.0
100% (17)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.