3
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
940
Okunma
sevdasına yıldızlar serptiğim savaş meydanıydı
orada aşk yaşanırdı
bozkırların ağıt yakıldığı türkülerle
ağaç yosunu yeşil bir öykü yanardı dağ başlarında
her acıda seni yazardım zehir/zıkkım
memleketin toprak kokan ıslak sıcak nefesinde
sonra, dağlar titrerdi çıplaklığında sevginin
arkadaşlarım gelirlerdi, toplayarak köz ateşleri
gelip, tepemden çekerek gökyüzünü
ayrılığın izlerinde kaç hasret nöbeti tutarak
ah çekerlerdi de gölgemden bile geçmezlerdi.
sonra İstanbul geldi aklıma
ve denizkızları
göğü tutan güğümleri ve çıngıraklarıyla
devrime su taşıdılar kar beyazı ellerinden
işte orada!
karanlıktan beyaz köpüklü bir destan doğurdular
şiirin elmas matkaplarıyla acılarını yarınlara işleyerek
yıllar isyanla damgalandı göz göz
İstanbul’un alaca şafaklarını günümüzde yaladık
şimdi o sessiz kıyılarda dalgalar
her sabah seni okur sevgilim
ve martılar hep seni çağırır
marşlara sığmayan kızıl çığlıklarla seni
hep seni...
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.