2
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
171
Okunma
filistin askısı
gör işte, o soğuk akşamlarda
ayrılık bir turna gibi süzüldü
damarlarımızın derin vadilerinde.
bir sıtma titremesiyle çekildi güneş ufuktan
bu çağda, yirmi birinci yüz yılda
irin kokan kapılardan geçer
umutsuzluğun yeşil tozları.
ve gülüm, kilitlidir umutlar - anahtarsız ve karanlık.
artık, ekin tarlalarında öfkeyle çığlıklar savurur açlık
o buğday başakları döner
kendi kendini ezer, taneleri dağılır karanlıkta
geceyi parça parça savurur kendine karşı
dövülmüş taş gibi kırılırken.
ama biriktiriyorum, gülüm
yanan kor ağıtları
toprağa düşmüş her candan
yankılarla dolmuş kulaklarımda
dilimde, duyulmamış bir destan
"filisin askıları"na ilmeklenmiş-
ay ışığına gümüşten zincir.
ve şimdi bak!
bu uğultu,
bu susturulmuş çığlık,
fırtınalarla savrulan
“fi…
lis…
tin…”
Ekim – 2024
5.0
100% (3)