5
Yorum
17
Beğeni
5,0
Puan
870
Okunma
o kadar da zor değildi
kadını anlayabilmek aslında
hani öyle kadını
anma/anlama/anlamama
gibi
eylemi büyütme
ortamı germe
işi yokuşa sürme
dağları delme
caddelere gül dökmelere gerek yoktu!
tek taşlara/beş taşlara
yatlara katlara limanlara ise
hiç ihtiyaç yoktu
biz sadece güvenli bir
omuz istedik başımızı yaslayacak
kuytu istedik zor anlarda sığınacak!
istedik ki içimizde büyümeyen
her daim beş yaşında kalan
etekleri fırfırlı elbiseli
kırmızı ayakkabılı
saçında kurdelesi
elinde oyuncak bebesi
o kız çocuğunu görün
tanıyın bilin
ve sınırsızca sevin istedik...
kadının gözlerindeki hüznü görün
sizi beklerken ki heyecanını
telaşını bilin
türküler söyleyerek yemeğini pişirirken
kurduğu hayallerinde
gönlünün tahtında
o kara bahtında
ömrünün ilk/sonbaharında
yazında
kışında
yolun akışında
yokuşunda
önünde/ardında
kıyısında/köşesinde
illa ki neşesinde ki sizi tanıyın istedik...
bunu en çok da sizin için
siz bizim gözümüzde/gönlümüzde
neredesiniz bilin istedik...
dedim ya
aslında hiç gerek yoktu
o kadar da anlamaya çalışmaya bizi
sadece inansanız
sadece görmeye çalışsaydınız da
olurdu be kardeşim
bir bilseydiniz
kadının gözlerinin içine bakmayı
gözlerinde gizlerini görebilseydiniz
kurduğu binlerce cümlenin
hiçbir şey anlatmadığını bilip
sustuklarını dinlemeyi ögrenseydiniz
hadi herşeyden vazgeçtim
sorularımıza cevap
yerine göre bazen de....
hani söylenmesi gerekeni değilde
duymayı istediğimizi....
"eyle beni" bakışlarımızı anlasaydınız!
zor değildi inanın kadınları anlamak
görebilseydiniz eğer
içinde hiç büyümeyen beş yaşındaki kız çocuğunu!....
5.0
100% (10)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.