5
Yorum
19
Beğeni
5,0
Puan
716
Okunma
biz hep en amansız mücadelemizi
zamansızlığa karşı verdik
an’lara sığdırmaya çalıştık çok şeyi
hatta herşeyi
kısacık anlarda bize ait
bir dünya inşaa ettik
o bahçe
o sedir
o tekir kedi
ortancalar
mutfaktaki masa
masanın başında sen
pencereden süzülen akşam güneşi
içeriye uzanan hanımeli
uçuşan tüller
ve ortama eşlik eden
Müzzeyyen Senar’ın sesi
"benzemez kimse sana"...
ben hep bir kelebek gibi
tuttum seni avuçlarımda
sıksam avucumu nefessiz kalacaksın
açsam uçup kaybolacaksın
işte şimdi yoksun artık
artık ben de
yok olsam ne farkeder ki!
ölsem mesela
koysanız beni mezara
karışsam toprağa
toprak olsa bütün bedenim!
birgün belki yeniden
bir katre toprağım
bir ceviz ağacının sürgününe tutunup
bir kardelenin soğanında hücre olup
bir şekilde
bir yerlere taşınır
ve belki de
hani olur ya
bahçene ektiğin ortancanın dibinde
tam da mutfak penceresinin önünde
ortancaya gübre
sana yoldaş olurum ha ne dersin
peki sen orada beni hisseder misin?
5.0
100% (9)