3
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
697
Okunma

Dövünür yaşlı bir ruh ardından insanoğlu
Bağlar çözülür
Kalan o kangren oyuklar, acıtır
Yıllar dolanmıştır oysa ahir bedene
Dövünüğü ruhtur, oysa bedene ağlayan
Küçük bir kundak gibi belirir tahta kulübenin yanında
Terk edilmiş, aciz, biçare
Kefeni giydiremez, evveliyat tohumu
O hep aynı yaşta kaldı, giden ise kendi zamanında
Seslendi oralardan bir ahıt,
"Gidenler gelmedi sanma, asıl sen gelmedin buraya." gözünde dünya dedikleri o yaş belirdi.
Kapaklarına dayanıp sızmaya çalıştı ve konuştu,
"Mevta sanma, sensin geciken.
Zahmetli olan sensin, yoran sensin."
Zaman konuştu biçare,
"Yokum ben, olsaydım toplanamazdı bu mahşer."
Mahşer kalktı yerinden,
"Ben hep buradaydım. Alanım ise bir sır kubbesi."
Kim yaşadı, kim mevta?
Kimlik?
Benlik ve acizlik mi o kim denen varlık?
Peki ya kimsesizlik?
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.