12
Yorum
53
Beğeni
4,9
Puan
2061
Okunma

Sarı bir ışık zerresine tutunup yükselmek istiyorum göğe.
İkna etti beni, karanlık.
Merdiveni dayadım zerreye varmak için:
O toz, un ufak oldu.
Bindim sırtına onun,
Çağıran vardı beni, kalabalık kelimelerle.
"Kirpiğine" konduk meleğin:
Karanlıktı, o an içine asırları sığdırmıştı...
-Araladım ellerimle önümdekileri-,
Mavi bir deniz vardı ardında.
Kimin gözyaşıydı ki?
"Yetim mi,
Yoksa öksüzleştirilmiş çocuğun mu..
Yaşarken ışığa yalvaran çocuğun mu?"
Öylesine;
Bir bulut mu olurdum artık,
Yada başka bedende ruh mu?
...
Kayıp mı olurdum yoksa,
Ardımda kalanların vebalinde mi can bulurdum?
Sahi,
Benlik ne zaman vücut bulmaz?
Ben yaratılmadan, yine benliğimin bilincinde miydim?
Bilmiyorum...
Tek gerçek o ışık zerresi gibi.
Kalıcı ve girdap...
Yaşam neydi?
Ben kimim,
Ya da ben kimler oldum
Ve
Kim olacağım.
Kalp sadece uzvumuz mu?
Benlik damarıyla ve yaşama hırsıyla
Hayata ikna eden mi,
Bencillik değil mi?
Benliğime...
5.0
94% (29)
4.0
3% (1)
3.0
3% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.