1
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1961
Okunma
Maviden tülbent geçirmiş,rüzgarın dağılan saçlarına, gökler
Zakkumdan daha zehirmiş,koklayıp,okşadığım çiçekler
Yalandan açıverirmiş güneş,Gün doğarmış yalandan
Giden her gemi kaybolurmuş,suyu çekilmiş limandan
Kalpten kalbe yol varmış,yolun sonu yekpare
Gönül kıranlarmış,küflü peynir yiyen fare
Gerçekten zaman akarmış,çağlayan misali akarmış
Ademin elinde kamış,şaşkın ,şaşkın bakarmış
Çelebinin seyir defteriymiş,ömre düşen tüm notlar
Dağda açarmış kardelen,mezarda bitermiş otlar
Demir erirmiş,görünce ateşi nasılda erirmiş
Bir kaç damla su,topraktan bedene can verirmiş
Göğe doğru uzanırmış minareler,müezzinlerin bağrı yanık
Günah deryasında bir sandal,kürek suçlu ,ay tanık
Sararırmış yapraklar,her sonbaharda sararırmış
Kalaysız tencerenin beli bükülür,dibi kararırmış
Aşkına yenik düşermiş mecnun,leyla ise naçar
Kozalar delinir,vazolar kırılır,kelebekler uçar
Dualarla yatarmış yusuf,rüyalar görürmüş
Göç ederken turnalar,leylekler ölürmüş
Güneş doğar himalayada,şeytan kaşını çatar
Çin seddinde depremler,şehrimde topraklar çatlar
Ürperirde durur ruhum,kızılca kıyamet
Kalmadı tadım tuzum,birazcık merhamet