5
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
235
Okunma

Mahalle parkındaki masa yanığı
durak taburesinde gerinen sokak kedisi
günlerce aç kalmış yavrunun yutkunma sesi
vicdan damarında akan kanındır...
Sevdiğin birinin ardından konuşulunca
kalplere saplanınca sivri bir kanca
içine duman gibi kasvet dolunca
pişmanlığındır...
Temiz düşüncelerle yaşayıp gidiyorken
sebepsiz bir dedikodu dillerden dökülürken
sevginin kaymak kısmı gıybetle sökülürken
ahmaklığındır...
Vicdan nasıl konuşur bilir misiniz
vicdan konuşmaya başlayınca kesilir sesiniz
içerde bir yerde derinden bir sızı hissedersiniz
Allah’ı gücendirmekten korkmaklığındır...
Nedir huzurunu elinden alan
ruhunu esir alıp nurunu kaçıran
iyiliği güzelliği havaya savurup uçuran
yapmayım dedikçe aynı hataları yapmaklığındır...
Öyle sanıyorum ki kalpte duyulan
Allah’ın sesidir her yanlış yaptığın an
öyle çabuk geçiyor ki bir göz kırpınca zaman
gece gündüz seni yanıltan insanlara tapmaklığındır...
Lafa söze karışırsan yandığın gündür bilesin
en değer verdiğin inançlarını kaybedersin
vah vah tüh tüh eyvah dersin
kendini göz göre göre uçuruma atmaklığındır...
Kulakların tıkalı sesini duymuyorsun
gönül gözün kapalı hakikati görmüyorsun
sen kendinden gitmişsin geriye dönemiyorsun
başkalarına kapılıp akmaklığındır...
Ruhunun pencerelerini sil bir an önce
kalbinin yansımalarını aynalarda görünce
erişirsen gün olup böyle bir bilince
Allah’ın ipinden tutmaklığındır...
Gülhan Çeliktaş
5.0
100% (8)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.