5
Yorum
24
Beğeni
5,0
Puan
652
Okunma
Yedi gün hakkına
yine kör bir ebenin çığlık, çabası ile
biz çocukluğumuza suçlu doğurtulmuştuk
Kim ise, kimden? Diye sorarsanız
bedeni siyah çula sarılmış uzun ve ince bilekli bir anneden.
Evrenin dönüş şekline uyumak uyumak denilir ya!
haa! O da ne uyumak
Bir yorganın altında,
Ve daha fazla üşümesin
ve otuz iki dişin dişiliği duyulmasın diye de.
Buz gibi ayaklarımızı birbirine çakıştırıp,
ilk cehennem ateşinin su ,
sabır ile hiç sönmeyeceğini öğrendik.
"El âlem ne der." gibi
kat kat nasırı olan ellerle,
nazarlık yerine ,tersten okunan
bir kadercilik yakamıza iliştirildi.
Büyümek mi?
Gözlerimizin dikine tutup, titreşen parmaklarımızı
bir adamdan saymamıştık
Kusur tanrının mıydı?
Kıl, bedensel farklıkları yaratmakla…
kim insan olmadan sakınır ki!.
hey anam heeeeeeeey!
Hüznün adı elbet bilindik
o umutlarımız ise küçük bir köy kadardı.
Griydi gökyüzü
ve çok uzaktı güneşimiz,
oradan oraya göbek itme övgüsünde
Bana göre asıl maharet rüzgârdaydı.
Deliksiz uyumak yerine
her esilişin de bir adam boyu toz kaldırırdı
çoğul renklerin kendini görmesine izin verilmemiş
tıpkı biz gibi
doğurganlığına para sayılmış
ve bir gözü sokakta olan çocuktuk ....
04-09-2021
ist
5.0
100% (15)