1
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
46
Okunma
Terk edilmişlik nasıl da anlatılır böyle, ey sevgili…
Yıkık bir şehrin omuzlarına çökmüş karanlık gibiydin bazen,
bazen de en ummadığım anda yanan bir sokak lambası;
insan hangi ışığa sığınacağını şaşırıyordu.
Dokunsam, kötürümlüğü tutardı ellerini, ayaklarını.
Unutkanlığın bile senin gözlerinden okunurdu sanki;
bir insan kendini en çok,
başkasının bakışında kaybeder ya,
öyleydin.
Bütün sevgimiz ucuz bir alışverişe döndü sonra.
İndirimli vitrinlerde unutulmuş duygular gibi;
sen sıfırları biriktirdin,
ben eksilmeyi.
Ve her eksilişin sonunda
bir dağ kadar sessizlik büyüdü içimde, ey sevgili.
Şimdi bu vedanın gelişine sevinen bir kadın olarak
ilk kez arkama bakmadan gidiyorum.
Sen şiirde kal;
çünkü bazı insanlar hayatta değil,
yalnızca dizelerde güzel duruyor.
Ben başımı alıp
kendi yürek yorgunluğuma gidiyorum artık.
Bil ki,
sevilmenin son mevsimi oydu:
sararan yaprakların adını andığı,
kuşların göğe seni sorarak yükseldiği o sonbahar.
Ve ben şimdi
adını usulca dilimin ucundan
rüzgâra bırakıyorum.
Sen, seninle kal sevgili.
20-05-2026
ist
zaralıcan
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.