0
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
102
Okunma
Sokakların tırnak uçları
kire kesilmiş.
Kısık ışıkların altında
evler,
yarım karanlıkta
nefes biriktiriyor.
İnsan yaşamı,
toplu iğne ucu kadar
bir soluk.
Sabaha uyanan öfke,
geceye bırakır mı
masumiyetini?
Açlıkta bir yaşlı,
bir kedi yavrusu.
Gemiler, trenler,
şehri terk eden otobüsler.
İnsanlar köşe tutmuş.
Hangi köprü altı,
hangi toprak
ısıtır
bilinmiyor.
Şimdi,
çocukların boy verdiği toprakta
kimsenin ağzından
bir kelime düşmüyor.
Serçelerin usulca yokladığı dallar
içten içe çatlıyor.
Hissiz bir çığlık
itiyor kendini
ya yukarı,
ya dibe.
Bir ölü düşüyor toprağa.
Her düşüşte
biraz daha sahipsiz
bu memleket.
Anne sesleri…
kaç uykunun içinden sızar.
Hep ertelenir uyanış.
Kör bir ışığın peşinde inanç,
tam sol yanımdan
kanatır beni.
Ah
inandıklarım büyüse.
Maviden bir oğul,
yeşilden bir kız.
Bilirim:
her uyanış eksik.
Yüzler gelir aklıma,
kendi korkusuna kapanmış
milyon milyon.
Yine de
bir anne sesi
karanlığı yarar,
ışığa taşır beni.
24-04-2026
ist
zaralıcan
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.