9
Yorum
44
Beğeni
0,0
Puan
1383
Okunma

sultanım
Şuracıkta kelimeler
Koparıyorlar parça parça
Sensiz kalan yanımı
Çarmıha geriliyor İsa yanım
Musa’nın asası vurdukça vuruyor
Kanıyor bin bir türlü kızıl deniz
Kırılıyor toprağımda güller
Üzerime tur çöküyor
Sina’da kayboluyorum
Şimdi avazım çıkmıyor
İbrahim’ce susuyorum
Ateşi özler gibi
İçimde putları deviriyorum
Öksüzlüğüm de büyüyor hayat
Yokluğun varlığına umut
Taşları topluyorum ebrehelere
Dağlara da vuramıyorum ruhumu
Issız geliyor yeşillikler
Yapraklar inilti vermiyor
Güneş eskisi gibi vurmuyor bir daha
Gönlüm kırık, uzaklara bakmıyor
Rengarenk değilmiş ormanlar
Deniz mavi değilmiş meğer
Göller kurumuş toprakmış
Çöl leyla’yı gezdirmiyor burada
Mecnun mecalsiz dolaşır dillerde
Bıraktın bir başına seni
Güller açmıyor buralarda
Kalbimde yanık sancılar
Ah hüzün kokan ellerim
Doğranmış dilimlenmiş zamanlarda
Dur durak bilmeyen umudum
Şimdi depreşip durdu yine
Göl serabın da kum gibi
Bugün gönlümün sultanısın işte
Az öteden az beriden saran
Çiçekli tarlalardan
Dümdüz ovalardan
O güzelim yaylalardan
Hoyratça savrulup kayan bir yıldız
Dokunup hüznüme titrer tellerim.
Sorma ne diye gezip durursun kelimelerle
Kulaklarım duymaz oldu kuşların cıvıltısını
Ah huzurun kaybettiği ruhum!
Aldırma benim alazlanmama
Hasretin koyu gölgesine dalmışım işte
Gerçeğin iniltisi dolaşır kelimelerde…
11-05-2021 Hayrettin ŞAHİN