1
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
1606
Okunma

sen çekip gideli bu şehirden
dolanıp duruyorum sokakların çıkmazında
usul usul yürüyorum kaldırımlarda
acele etmiyorum artık
yüreğim avuçlarımda
bir o cebime koyuyorum
bir bu cebime ...
sabahları daha bir durgun oluyor bu semtin haylaz çocukları
serçeler daha bir nasipli
güneş daha nemli...
adımlarım uzuyor, nefesim aynı ritminde
tanıdık yüz aramıyorum kimsede
kimseyi tanımıyorum belki de
yürüdükçe bırakıyorum hayatımı
bu şehrin kaldırımlarına
yetişmek gibi bir telaşım olmuyor artık
ezanlar seslenirken
başımı kaldırıp göğe bakıyorum
minarelere seslenip içimden
’’ hey! ismimi seslendiğinde
kim uğurlar beni ?’’ diyorum
’’ kim sorar birbirine?’’
devam ediyorum sonra
gelmiyor yolun sonu
yolun sonu sana çıkmıyor
pencere kenarlarına bakıyorum
begonyaları takip ederek
aynı nizamda geri dönüyorum
öyle sıradan
öyle sonradan işte.
artık bir çaba göstermiyorum yaşamak adına
nefes al,
çay iç,
bir lokma ekmek, biraz da uyku
yetiyor tüm dünya işlerine
seyreltilmiş hayat diyorum usulca
sonra sana ait ne varsa sıyırıp atıyorum
az az geçiyorum her şeyden
renklerden,
kuşlardan,
sokaklardan,
yaşam telaşından
en sonunda senden
vaz geçiyorum...
18/01/2021
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.