2
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
590
Okunma

GELDİK, GİDİYORUZ
Anlatacak bir hikayem var diyordun.
Hadi, anlat.
Ne oldu?
Neydi küstüren seni?
Neden vazgeçtin?
Kim boyadı mavi umutlarını griye?
Niçin anlatmıyorsun?
“Çocukluğum” diyorsun.
Ha gayret demeye gerek kalmadan uzunca susuyorsun.
İçim burkuluyor bak.
N’olur, “devam et” diyeceğim.
Ama nefesim boğazımda düğümleniyor.
Anlaşılan üzülmemi istemiyorsun.
“Gençliğim” diyorsun,
ardından asırlarca susuyorsun.
Eyvah, diyorum,
bu kadar mı kötüydü?
Dönüp de aynaya bakıyorum.
Meğer yarım asrı devirmişiz.
Tam da o an “Heyhat” diye söze giriyorsun.
Bu sefer de ben susuyorum.
Anlattıklarına aşinayım be dostum.
Acıda,
kederde,
neşede,
mutlulukta,
aşkta payımız denkmiş.
Meğer yaşamda sen neysen,
ben de o’yum.
Haklısın be dostum.
Anlatacak çok şey yokmuş.
Her şey,
iki parantez arası
yaşım dediğimiz öykünün en kısa anlatımı;
geldik ve gidiyoruz.
Dün vardık,
yarın yokuz.
Hoşçakalın sevdiklerim.
Hoşçakalın sevenlerim.
İz bırakmışsam yaşamınızda,
bir rahmeti esirgemezsiniz değil mi?
Efkan ÖTGÜN
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.