5
Yorum
12
Beğeni
5,0
Puan
705
Okunma
Gıdım gıdım
Avuç avuç tükenen bedenimize
İman yüklü ruhu giydirmeliydik
Sırat çok ince
Anne!
Duy beni olurmu?
Lâl olmuş dilimi sürsem avuçlarıma
Canım vicdanlı cümleleri ister mi kanıma?
Bugün gideceğim merak etme
Araf’ta bekleyenlere
Sana hikayede getiririm
Gençliğimi anlattım baş ucu defterimde
Uyumadan önce okursun yine
Bu gece yanımda kal
Parmaklarımdan tut rüyalarıma gir olur mu?
Alnımdan okşa ki nefesim tatlansın
Saçlarımı da tara olur mu?
Günahlarım dişli taraktan bir bir arınsın
Babamı çağır anne!
Sesi bana güven versin.
Sakalları gıdıklasın tenimi,
Yoksa Benim saflığım zinaya meyilli!
Tenim ve bedenim
Ayrı ayrı hesapladığım kipriklerimde
Bakıpta göremediğim benliğim
Kalbimin ortasına salıncak kurmuş hayallerim
Bir çocukluğum vardı benim
Sekseği çizdikçe çizen
Taşa basa basa saymadığım yanlışlarımla
Yalana dokundum Efendim
Gitmek istiyorum uzak bir seherin
Aşk kokan şehrine
Cennet denilen kentine
Gitmek istiyorum acımı sayamadığım abaküs boncuğunun
Pembe şefkatine
Aç susuz Afrika çocuklarının doyduğunu görmeye
Çocukların sahilde cansızca ağladığı deniz tuzuna dökülüp
Gitmek istiyorum bu cani yeryüzünden
Beni özleme anne...
Üşüdüyordum yoksulluktan açtığım gönlü boş dualarıma
Sızlıyordum yarım yarım bıraktığım sevda konulu başlıklara
Uçurum hiç bitmiyordu sanki
Sanki ne düşüyorduk
Ne de bir el bizi Hak’ tan tutarcasına
Alıp yolluyordu tövbe kapısına
Bir çocuk küstü bugün yeşil salkımlı kirazlara
Bir uçurtma takıldı bugün yağmurlu bulutların sisli bakışlarına
Gelme dediğim acı gelecek sarıldı
Bir umudum kalmıştı
Sadece O’ na dayandı
Kıpırdamayan dilimde çığlığım bir anaya
Bir kız çocuğuyum ben aşkım babama
Ne hikayemi bilirim ne kendimi
Okşanan saçlarım artık kocaman bir uykuda
Sevmeyi bil
Seni seviyorum diyebilmeyi
Duymadılar sesimizi
Kıvranan gençliğimizi...
Bir oda dolusu ağıtı kazıdık içimize
Ömrümüzün hayallere bir kalalarını yitirdik dünden
Zindana çevirdik penceremizden görünen bir damla ağıtlık dolunayı
Güneşi gündüze yakıştıramadık
Teni ruhla karışan gölgeye yakıştıramadık
Sevgiye aç kaldırımlarda, asfaltlarda
Ben sandığımız kimliği alıpta taşıyamadık
Çekip gitmek istedik ufak ufak adım adım
İntiharı süsleyip pülleyip kopardık yeşil olan her sevdadan
Güzel bir şey sandık
Hoşçakallık cümlelere bu yüzden alışmıştık.
Şimdi ellerimden tut anne
Yarın gelemem belki pusulu sehere
Nefesim hangi durakta bekler eceli bilemem anne
Ne oldu şimdi cemrenin dün düştüğü bu toprak
Duy beni neden bedenim Nas toprağında
Neden ağlıyorlar anne?
5.0
100% (6)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.