3
Yorum
37
Beğeni
5,0
Puan
1364
Okunma
mağara şarkılarında vardı
uzak manifestoya yazılmış
gömülmüş ve gidilmişken
zeytin ağaçları söylenir kalbimde
ne güzel söylenir
ah davulları çalarken
sarıp ellerine renkleri
adasınlar diye
yağmurun heykeline
ve lydia’nın gözlerine
saparnanın dikenini.
ve sonra ben geldim karanlığın ağzında
soyundum
çıplaktım
gergeflenmiş mekik oyasında
sokup baldırlarıma bir avuç iğneyi
zehrini çektim yılanların
gecenin derinliğinde başka kimseler yoktu
bir pars postu
biraz meşin fişekliğim
sana baktım lydia
düğüne baktım
cenaze alaylarına.
5.0
100% (23)