16
Yorum
39
Beğeni
5,0
Puan
1078
Okunma
Sahi,
Kaç kişi sevdi yüzündeki masumiyeti,
Kaç kişi hayalinde düğünler dernekler kurdu,
Kaç kişi halaya durdu, kaç kişi oyuna.
Kimi… siyah saçlarını okşadı öylece,
Kimi bağırdı çağırdı tarifsiz bir acıda.
Kaç kişi gizlemeye çalıştı yüzündeki acıyı,
Kaç kişi bakakaldı ardından.
Kaç, kaç, kaç kişi…
Bir gün,
Yani sıradağlarda yanık türküler sustuğunda,
Ve çocukluğunun o masum sokaklarında
kırmızı balçıktan dereler belirdiğinde,
ve ıssız,
ve kıraç,
ve yıpranmış bir köşede
lal bir çağlayan gibi sessizliğe büründüğünde,
yani kara bir göğün gürültüsüyle ürperdiğinde yüreğin.
korkunun içini kuşattığı oyunun son deminde yani,
ve koyu bir siyaha başkaldıran küçük şehirlerin
o açık mavi ışıkları yüzüne sırtını döndüğünde,
bil ki o zaman,
o zaman cemre düşer kalbine…
…
Şimdilik sahte bir sahneye kur otağını hırsının,
kaç kişilikse oyununu yaz,
Yalandan roller,
Yalandan sevdalar belirle kendine.
Kuşanıp tüm hünerlerini
körpe umutlardan oyuncak kuleler yap,
yetim sevdaları devşir otağında.
yetim sevdaları kanat,
ve yak, umutların oyuncak kulelerini ocağında.
…
Elbet bir gün,
Cemre düşer kalbine senin de.
Ve o zaman anlarsın ruhunun kıraç topraklarında
ot bile bitmediğini,
kaçacak bir yer ararsın yüreğindeki acıdan,
ve görürsün masumiyetleri aynı yetim çocukların ahıyla
kuruduğunu dudaklarının.
otağında öylece,
otağında yanıp tutuşurken düşlerin.
sahi kaç kişi,
kaç kişi sevdi seni...
kaç kişi yüreğine cemre düşmesini bekledi…
25.12.2014
5.0
100% (28)