3
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
1543
Okunma

BİLGE
Dün de,
gam, kasvet yağıyordu Ankara’ya.
Gökyüzü puslu,
yüreğimde fırtınalar,
sonsuza dek sürecek medcezir gibi;
ve ben girdabında boğuluyordum senli imgelerin.
Anamın sözleri geldi aklıma:
“Sabah ola hayrola.”
Dedim ki sonra;
“Hadi oğlum,
düş kurmayı bırak bir kenara,
kalk da git yatağa.”
Uyku tutar mı, imgemde senli düşler varken,
gömülerek yastığa?
Solumda sen,
kirpiklerim ok gibi saplanıyordu gözbebeklerime.
Nihayet olmuştu sabah,
bir telaş ki, sorma gitsin.
Zamanın zembereği durmuş gibi,
geçmezken zaman,
nihayet okunmuştu öğlen ezan.
Aklımda sen,
elimde telefon,
kulağım seste;
yaklaştırıyordu seni bana.
Gaipten gelen bir ses;
“Dur.
Dinecek içinde kopan fırtınalar,
dinginleşecek medcezirler,” diyordu.
Ve o an,
bir seremoni ki,
gökyüzünden basamak basamak
inercesine yüreğime vahiy,
ilmiyle,
ilmek ilmek işliyordu, nakşederk aşkı.
Öylesine ulvi,
öylesine kutsal,
öylesine bilge…
Anlayamadım.
“Tanrı;
Bir daha anlatsa aşkı,” diyordum.
Efkan ÖTGÜN
5.0
100% (5)