8
Yorum
21
Beğeni
5,0
Puan
1735
Okunma

Bazen özlüyorum elbet;
Ağacın yaprağa duyduğu hasret gibi;
En keskin merhabalarımı kuşanıyorum hemen.
Son gülüşünü takıp omuzlarıma
Bir şiir çekiyorum kınımdan
Bileyip bütün mısralarını
Küskünlüğünü vurmak için
Ant içiyorum kör kütük.
Haydi diyorum kendime bir akşamüstü
Ve sevincimle biçiyorum bütün mesafeleri
Ayaklarım kesiliyor yerden
Çözülmüyor inadıma attığım düğüm
Vazgeçiyorum birden.
Kimliksiz bir acı saplanıyor sol yanıma
Yazık diyorum kaybettiğim zamana, yazık!
Bütün sebepler küle dönüyor içimde birden
Gözlerimi kalem edip boşluğa
Bana gelişini çiziyorum tel tel
Her alışkanlığını resmediyorum karşıma
Gözlerinden ırmaklar yapıyorum mesela
Saçlarından ağaçlar,
Her halini çiziyorum
Eski!
Yeni!
En çokta;
Heyecanını çizerken seviyorum seni
Sonra!
Sonra gidişin düşüyor aklıma bir dağ gibi
Her şey o eski sen oluyor yine
İçimde çığ gibi büyüyor isyanım
O girdabın içinde kayboldukça ben
Vazgeçiyorum senden.
Haydi gel
Sürükle inadımı içimden
Ve çek çıkar beni girdiğim biçimden.
Yoksa ben;
Ben çekip gideceğim senden.
Aydın YÜKSEL-ANKARA
21.01.2019-Pazartesi-01.31
5.0
100% (17)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.