1
Yorum
22
Beğeni
5,0
Puan
947
Okunma
yangın yerinden çıkarıp bir bilinmeze götüreceğim seni
tut elimi yusuf
korkma
kalü beladan beri yanıyor bu yangı
sevdalanıp yüreğine dokunamadığım gibi
kanım da bulaşmaz ellerine
gittin ya hoşçakal demeden
piç bir kıskançlık doğurdum avaz avaz bağırırken ardından
sarışındı bütün züleyhalar ve züleyhaydı bütün sarışınlar
hepsi yanında arzı endam ediyordu
ve hepsi
ellerinde tırpanlar insanlığımı hasat ettiler yıllarca
masumiyeti harmanlayıp hakkaniyetle
köhne tezgahlarda ihanete pazar ettim
inadına yusuf inadına
ne garip
yüzün gelmiyor artık gözümün önüne öyle olur olmaz anlarda
uzanıp okşamak da geçmiyor içimden
ama hala yağmur damlıyor, gözlerin aklıma gelince
yok yok ben değilim ağlayan
bir büyük kıyamet var bilirsin yusuf
birde herkesin küçük kıyameti
biri ölüm ki allahın emri
biri de gidişin
o kimin emriydi yusuf
gökyüzüm yarılıp yıldızlarım döküldü içime
dağlar devrildi ruhuma
enkazda bir sen dirildin daha güzel,daha canlı
ben tekrar tekrar ölürken
masallardan kalma bir aşkdı
senin hiç yakışmadığın
şimdi tam zamanı
kaf dağının eteklerine bırakacağım seni
ve terk edeceğim bu ağır masalı
zümrüdü anka kuşlarını sorma bana
onlar sevmeyi bilen erkekleri aldılar kanatlarına
sevilmeye doymayan kadınlarıyla uçuyorlar
bense sinkafları söküp dilimden
aç kalktığım sofraların duasını yapıyorum
amin bile deme yusuf, amin bile deme
istemiyorum
frezya
milattan önce
5.0
100% (14)