1
Yorum
15
Beğeni
5,0
Puan
1486
Okunma
Öncesinde
gençliğimiz hapsolmuştu bu kente
hatıralarımız olmuştu iyi kötü
kentin beton duvarlarına anlamlar yüklemiştik üç beş
ama
bulursak bi ağaç altı daha yeğdi bizim için
iki lafın belini kırardık bazen
bazen şehre uzaktan bakardık
kent griydi
biz de öyle
zamanla unuttuk çoğunuzu
cüzdanlarımızdan eksilen vesikalıklar
ve kaçıp uzaklara gitmek hissi
kimi geceler yastığa sarılıp uyuduğumuz
kimi geceler daha uzakları hayal edip
sabahladığımız
sonra
kenti bırakıp gidenleri sayardık parmaklarımızla
"O da gitti" demişti çıkıp birisi
bi yerde bir bina enkazı
yerine yüksek bir plaza için
hatıralarımız yıkılıyordu
sırf sevdik diye uçurum çekmemişti
biz öyle sanmıştık
bu ilk defa gelmiyordu başımıza
cüzdanımızdan eksilen vesikalıklar
terkedişlerimiz
kaybolduğumuz yerde buluyordu bizi her defasında
Unutmaya çalıştıklarımızla yüzleştiriyordu
birisi yanağındaki gamzesini
birisi saçlarının kokusunu
yüzünü hatırlıyorduk unutmuşken
dizlerimizin bağı çözülüyordu
diken üstünde
güvercin adımlar
nerden baksan kaybolmuşuz
ne yapsak kurtulamıyoruz
her şey daha önce yaşanmıştı
her şey yazıldığı gibi
adımlarımız hızlanıyordu
bir yerde bir sokak düğünü
bir yerde bir ağlama sesi
bir yerde bir kadın kahkahası
gündelik telaşlar
karı kocalar
market alışverişi
hayat bu kadar kolaydı
bizimse içimiz paramparça
becerememiştik yaşamayı.
5.0
100% (9)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.