1
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
922
Okunma
Uyuyordu Gece
uyuyordu gece
yıldızlar uyuyordu
kuşlar uyuyordu
bulutlar uykusunda
çocuklar uyuyordu
elllerim uyanık
yüzüm uyanık
gözlerim uyanıktı
yollar susmuştu
kitaplar susmuştu
sehpa susmuştu
elimde çay soğumuş
sigara susmuştu
uzandığım ranza susmuştu
gözlerimi diktiğim tavan
duvarda asılı saat susmuştu
rüzgar susmuştu
değersiz bir eşya gibi
yatağımın bir köşesine kıvrılmış gece
nefesimi soluyordu
düşlerime gelirsen eğer
gelirken saçlarını getir diyecektim
saçların susmuştu
sesini getir diyecektim
sesin susmuştu
ellerini getir diyecektim
ellerin susmuştu
yüzünü getir diyecektim
yüzün susmuştu
ama
kırılan umudun yerini alacak bir şiir arıyordum
üşüyen elimi tutacak bir el
kuruyan çiçekleri yeniden filizlendirecek bir toprak
sen benim susadığım bir çöl’sün
içinde kendimi aradığım
sonra
sokağa indim
kaldırım taşlarını tekmeledim
rüzgara yumruk attık
yıldızları sapanla vurdum
koştum
yoruldum
oturdum bir sokak lambasının altına
çaresizliğin gelmişine geçmişine küfür ettim
sonra ağladım
ağlamak içimi rahatlattı
kıvrıldım koynuma
koynum susmuştu
içimdeki yalnızlığı kurşuna dizmek isterdim
ama yanlışlıkla kendimi vururum diye
her defasında vazgeçiyordum
sonra çıkıp bir dağın en yüksek tepesine
kalbim kuruyana kadar sana şiir yazmak isterdim
bulutlar susmuştu
yüreğim yağmur döküyordu gözlerimden
toprak kurumuştu
damarlarımdan toprağa kan veriyordum
uyuyordu gece
eğilip kirpiklerinden öpüyordum seni
yüreğim susmuştu
ibrahim dalkılıç
09.04.2018
00.05 izmir
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.