1
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
1345
Okunma
Yarın dedi!..yarın!...
Sorgulamadım ,içimdeki rutubeti.
Dar ağacındaki gölgeyi ,asmadım...
Kurutmadım İnsanı ,
bölmedim ,eksiltmedim.
Şiirimden çekip giden gövdelerin ,
ayak tırnaklarını sakladım...
İncitmedim.
Küf koktuğumda ,
güneşe çıkarttım iliklerimdeki esareti...
Yaralandım..
Yaralarım doğurdu!.
Kabuk bağlamadım...
Kabuğuma çekildim ,gürültüsüz .
Yarına kefil değilim ,dedi o bilge..
Sustu!.
Suskusu ,biriktirdi beni.
Çoğaldı ,çoğaldı! Söğütün çocukları...
Entarilerine bulaşan ,
Son-Bahar dallarıyla.
Cam dan güneşin ,
pervazında kaldı buğu..
Eylül geldi önce ,üşüdü!.
Sonrası ,senaristin idam senaryoları...
Yalın ayak ,karınca yuvalarına düşen.
Yoklama bitti!.
Az ötede ,Zaman kaydı gökden..
Doldu çatılar.
Kör dinledim fiğanı açık kalmış ,
pencere hikayesini.
Şimdi avuçlarıma yuvarladığım ,ama lığım..
Ellerimde ,bilyelerden satır arası çocuklar..
Parmaklarımı kıran.
Kirpiklerimde ,su sancısı..
Gök ,akreplerini arıyor...
Sancı ,aynı zenci dokunuş...
Siyah!.
Kuşatılmış bir şehir ,
içimde dolanan...
Tırnakları sökülmüş.
Artık Koridorda, güz!.
Karartma saatinde odalar..
Işıkları sapanla öldürülmüş.
Yüzümü ,canbazın dirilişi işaretleyecek...
5.0
100% (1)