6
Yorum
25
Beğeni
5,0
Puan
2537
Okunma

bitirmek üzre beni
ihtilal bir algı gibi
devrilince tümce
semavi bir buhrandan alınıyor sözlerim
hâkime soyununca cümle
iz sancısı
elerimdeki fiyakalı ahkâmı kaybediyorum
suretinden düşünde
bu şehir oyalıyor beni
kimsesiz bir çığlığın damarından akıyorum geceye
üşüyorum
ve saatler ertesini göstermiyor artık
Türkan’ım
sultanım
ömür yüküm
kül sonuna Araf korkum
şehrimin baş harfi
gözlerinde ki kahveye bula sözümü
dağılmadan kanatılmadan daha
sür yüzünü özüme
Türkan’ım
sultanım
ömür yüküm
soluğumla kalkınca perçemin
anlının yüzüne bir cümle
doğurdu yüzüm
ehliler bilediğinde sancıyı
eleğinden düştüm göğün
fincanına kahve bulayan gözün fal çemberi
nehir ağzı bir yalnızlığın
dip tutmuş korkusundayım
Türkan’ım
sultanım
ömür yüküm
bil ki
şehirler gayri toparlayamaz beni
İrkildiğinde aşk içimin ücrasından
hangi fiil
hangi kural
dillenirde
yüzüme
haddinin hancısını karalamaya kalkar
heyyy eteğinden değil
göğünden değil
yüreğinden vurmuşum dağları
taş kaş naş bana neyler
solumun makamına Edizal demiş
sağımın büyüyen arafına Zümral demişim
türkan’ım
sultanım
ömür yüküm
körden şanını çalıpta içerime
namın yürümüş
offf ulan bu yangının kaç adı varki
dizimden yukarısı
aynı tonda dalgalanıp devriliyor adına
heyyyy ki heyyy
alemin ciğerine söz düşende
aklımın inancına ters bir aşk büyüyor dudaklarıma varınca adın
Türkan’ım
sultanım
ömür yüküm
Hoş geldin.
şimo
sinan şeker
5.0
100% (20)