12
Yorum
21
Beğeni
4,8
Puan
1719
Okunma

Sebepsiz kaygılarım var
Zannımca unutulduğum
Zerrece inanmayı unuttuğum.
Zanlar, sözler, şerler;
Zamandan ırak bir yalnızlık benimki
Konakladığım satırlarda tekdüze;
Kerelerce aldatıldığım onca izlekte
Serildiğim gönül gözünden şeffaf bir rahlede
Yine şavkında aşk,
Makbulümdür bil ki karşılığında ettiğim bunca niyaz;
Yine şerh düştüğüm aşka biat yaşamışlığım;
Yaşamaktansa rahmete susamışlığım.
Belki deli belki fazlasıyla eğri;
Belki yalnız belki korukların ilahında
Deli fermanı ömrün ve yüreğin;
Sonra da adımlayıp geri geri
Varmayı defalarca ertelediğim.
Ne mi isterim?
Hâşâ, çok şey değil!
Neyden mi ibaretim dünya denen kervanda?
Elbette nezdinde bir kum zerresiyim.
Mademki susmakla mükellefim
Çok görme asla, yazmayı aşk bellediğim
Şu köhne şiirlerimde
Yüreğimle çıktığım gezintinin yüzü suyu hürmetine
Bir miadı doldurup
Bir de miladı aşka özenen bir şeyh vasfında
Gölgemden gayri sahip olduğum
Hazzın da namına yakışır bir kulsa
Gönülden vakıf olduğum hidayete kucak açan
Bedeni değil de ruhuyla yaşamaya doyamayan
Ne isem belki de kimliğimdense
Kinini evrenin lav ettiğim;
Kimlere rast gelsem de demeyip
İlahi Aşkın gücüne erişebilmeyi dilediğim…
Bir ney tadında dizsem de notaları;
Şevkine ermeyi şerh düştüğüm hüznün doruğuna
Ermeyi şiar edindiğim hangi kayıpsa
Kaybolana rahmet yüklerken evren;
Sunumunda lal şiirlerin;
Bir çelme daha takılsa benliğime
Ne gam, sen ki fıtratımda
Aşka biat bir özneyi nasıl yok sayarım?
Densizliğin minvalinde
Derli toplu olmaksa mecalsiz dönendiğim;
Kıymetsizliğin nazarında büklüm büklüm
Cümleleri sur bellediğim
Ve yalanları sehven gömüp
Gerçeklerin peşine düştüğüm gün ve gece.
Zaman zaten kayıp mısraların başşehri
Yalan hepten mihenk taşı
Adına beşer denen canlının zaman zaman panzehiri:
Bu işte miladım, sen sevgili:
Görmeyi dilediğin değil de
Görmek istediğin bir simgeyim belli ki
Ufkunda aşka düşen nice yetimin de
Boyun borcu
Bir de diyemediklerime yüklenip
Düşmüşsem bir kez peşine
Tedirgin değil de temkinli yüreklerin
Sihrine kapılmış şehla bir rahle olsam da
Ölümün utkunda ölümsüz bir sure
Yine aşk tadında ve beyit beyit
Gömmeyi değil de görmeyi dilediğim
Bunca gölgenin boyutsuzluğunda
Sevme özürlü kim ise.
Dilediğim değil de dilendiğime
Naçar bir yürek boyunduruğunda
Gülmeyi değil gülümsemeyi giyindiğim
Bir çiçek tadında
Bazense ismim değil de unutulduğum nice köşede
Bir şarkı tadında,
Ölümlü güncemde sayısız niyaz
Yine yüreğin tarhına ektiğim
Deli bir imgeyim,
Sevgiden yana yoksun kim ise
Varsın gelsin dokunsun şu kayıp ve yorgun mısralara.
Gönül gözümde buyur ettiğim onca minnete de
Boyun eğmem bil ki
Bir de sehven yenildiğim evrende
Başıboş düzenin de kayıp menzilinde
Zırhımdan yoksun olamam
Hele ki fıtratım aşk ve inanç ile donanmışken.
Şimdilerin yoksunuyum ki düne özgü;
Yarınların da kayıp kıtasıyım
Andan kopuk bir iklimde serili;
Zaaflarımın bekçisiyim madem cennete kucak açmış
Cehennemi yaşasam ne çıkar
Dünyada zaten günah boyumuzu aşmış.
Zıpkın misali yürek istila edilesi;
Zehrolan değil de zikrettiğim
Avuç avuç umudu günümle ziyan ettiğim.
Bir bense bana yakın
Bir de sen demeyi unuttuğum çocuk yanım.
Ne kapalı ne zincirli;
Ne tutsak ne de kader kadar işkilli
Tövbelerim ve günahlarım;
Şükrüm ve sevaplarım,
Belki doğru belki yalan;
Yine de karşımdakine her daim inandığım.
5.0
94% (15)
1.0
6% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.