9
Yorum
12
Beğeni
5,0
Puan
116
Okunma

Çelimsiz sözcüklerdi belki de en çok elimine etmek istediğim…
Hani, hani dünde kalan bedeller
Sırık düşler mahalli
Ölüm öncesi şerit değiştiren o yük vagonu belki de
Raydan çıkan
Yetmezmiş gibi
Ardımdan göz kırpan
Sırıtık ve hacizli suretler mertebesi
Ne işli ne cilveli;
Olduğu gibi
Baştan ayağa aynı ve halis muhlis
Sancılarını dahi gömebilen
Sanrılar zaten yoktu ta ezelden
Önünü görmese bile
Arkasında kalanların o haris eziyetleri
Ki:
Kılıfından düşen bir silah
Yaşadığı cendereyi soluksuz kılan
Çok da matah
Gibi
Mahal
Veren acıya ve hüzne ve gömülü hazinesine
Ki:
Ne saklıydı ki içinde?
Üç beş çocukluk anısı
Andan her ayrı
Düştüğünde sığınılası
Ki:
Ne sığıntı
Ne sakil
Ne de debdebeli olmuştu ki çehresi
Alabildiğine masum
Şimdilerde yetmezmiş gibi mazlum
Kök hücresine dahi ulaşmak isteyen nicesi
Öyle ki:
Saklı ne varsa derinde ve de yüzeyde
Delicesine sökmek istedikleri
Yetmezmiş gibi
Bir de minareyi çalıp
Uygun kılıf bulmalarına dahi
İnanabilmişken ahvali
Göğün sureti
Yerkürenin göz yaşartan sisi
Her damlada daha da büyüyebilmenin hissi
Sehven ölü ve tanık
Kimlerden diye soranlara verilen en yamuk
Cevap olsa bile:
Bil mukabil,
Diyebilmenin güncesi
Gökten yere uzanan bir tahta köprü müydü de?
Yeryüzünde cinnet geçiren akıllıların en işinin ehli:
Bilmezden gelenler
Bilmeden o Sırat köprüsünden geçenlere ne demeli?
Ki:
Sandıkları sadece debdebeli bir yolculuk
Ne kaygı saklı içinde
Ne de karambole getirdiklerine
Bir de yüz görümü verenlerin
Sahi,
Yok muydu Allah katında bir ederi?
Makul yollardan yaşamak varken
Sırıtan buhranların
Tüm gayesi
Ve işte
Patavatsızca dökülen sıvası ve akan makyajı
Maskelerin ardına sığınan
Yalanların ve yalancıların da
Yanacakları cehennem ateşinde
Sandıkları oysaki:
Yaz güneşinde bronzlaşacak tenleri
Ve tek ak yokken alnında
Sırtlan misali
Avına çıkanların
Elbette eninde sonunda
Ortaya çıkacaktı foyası
Makul bir yaşam
Manidar bir ölüm
Manevi kudret
Mutlak yerin mutlak göğün
En dibi ve en tepesi
Vuku bulan onca kıyamet alameti
Ki
Sandıkları
Servetlerinin ve şehvetlerinin
O muazzam alametifarikası
Ne kaygı
Kalmışken geride ne de korku
Sığınaklarında kollandıklarına dair
Emin oldukları o derin huşu
Bilmedikleri iken oysa
Fırtına öncesi sessizliğin
O yanık kokusu
Yanan cayır cayır etlerinden
Geride kalan sadece o küf dolu tortu
İnsansız âlemin
İnsafa gelmediği kadar yalan suretlerin
Ve işte tüm surelerin
Tutuşturduğu cehennem odu
Bir insan bir nefis bir de maneviyat
Hayra alamet
Olsa gerek
Demedikleri kadar
Dediklerinden ibaret
Sandıkları ve işte çoktan unuttukları
Eninde sonunda hasıl olacak olan İlahi Adalet…
5.0
100% (9)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.