1
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
975
Okunma

sedef düğmeler diktin
yalnızlığın sonbahar renkli hırkasına
baş döndürücü kokular sürdün
koza içinde uyuyan kelebek uykularıma
ışıttın odaları eros teninle
masanın üstünde
ayrılıklara tasarlanmış mektuplar
aynalı bir dolap odalar içinde
baktıkça yenilenir yüzünde sözcükler
sen sızılarıma şiir sanatı sür
geri döndür uzak denizlerden fırtınaya tutulmuş gemilerimi
göğsündeki renkli bulutları arala
ürperen sonbahar yalnızlığıma
serin mavi bir şiir sür
defne kokuyor akdenizin sıcak avuçları
gemilerin bordasında yitik savaşçılar
dönüyoruz tılsımlı adalardan geriye
sunağına adanan ölümsüz bir aşktım oysa
zaman olgunlaştırır bütün acıları
omzuna düşen saçlarında beyaz karlar
alın yazında pas ve kül
taşlar gibi yüzyıllık uykulara yatmışız
çırılçıplak zamanın gövdesinde
aşk denen o gizli kıyıda
ne çok yanılmışız
ay ışığı sonatı çalıyor gözlerinin derinliklerinde
dinle sevgilim
kurumuş bir ırmak gibi
bekledim seni bu taş merdivenlerde
yüzyıl süren masallarda yokuluğun
güzelleşmiş dingin gördüm seni
aşkın masalında
ey sevgili
sufistike kederlerde arınmış gövdeni yasla göğsüme
tramvaylar geçerken
hüznün şilebi denizaşırı yolculuklara çıkarken
yağmurlu pencerelerde sardunyalara su verirken
kavuşuruz belki sözleştiğimiz yerde
nar ağaçlarının pagan yalnızlıklarıyla
yaralı kuşlar misali
güzelleşmiş miydi
dingin miydi
ah sevgili
gözlerindeki
beyaz kuğular ülkesi
Ömriye KARATAŞ
25.06.2017
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.