27
Yorum
85
Beğeni
5,0
Puan
2229
Okunma

İçim de bir Halep ko(r)kusu..
Masumlardan, özellikle ölen mağdur kalan o temiz çocuklardan tüm kötülükler adına özür dilerim. Biliyorum bize anlatılan dünya bu değildi!
Kesilsin düşlere giden yollar-ne yazar
adaklar toplatılsın dileklerinden bir bir
ürkmesin gülüşlerim
sessiz olunsun!
lirik bir dizeyle yolcu etsinler mâhşere
ki
ithafımdır şiirlerim Tanrı’ya bilinsin..
Eksik miydi şükür bilmiyorum
hıçkırıklarım çınlarken yedi kat dibinde yerin
yahut fazla mı asiydi sözlerim
tek tek alınırken kâlbimden sevdiklerim.
Mayası az gelmiş yoğurt gibi
sevinci fazla yüz
ya da hüznü kıt romanlar gibi
çoktan fazla, azdan eksik
kıvamı muallak
tadsız ve renksiz
hayata kurduğum tüm cümlelerim.
Kelimelerimi de ayırın hece hece
anlamak için yanmak gerek zira her harfte
kitap arası kurumuş gül yaprağı misâli
kıymeti etkisiz soluk bir pembe
başdan savma yaşattılar hayat filmini de
biliyorum alelacele
yapım yarım
yönetim düzmece.
Başa mı sarmalıyım tüm gülüşleri
yahut hüzünleri atmalı İsar köprüsünden
geri mi çekmeliyim tek celsede neşemi
yüzümü gölgeleyen o mahur nefesimi
ve oturup kalmalıyım ellerim kesik belki
gözlerim kuru
sesim kayıp
dilim deniz, yine tuzlu.
Ansızın oldu herşey inanın ansızın
düşüp kalmalarım dizüstü
şaşıp dolanmalarım mantığıma
ve aklımdan vurulmalarım yüzüstü.
Ermiyor fikrim hiçbir şeye
hiçbir yere varmıyor ayaklarım
gülüm de diken çoğaldı
papatya da kuru yapraklarım
asın beni göğün göğsüne artık
durulsun fırtınalarım
ki alıştım yeryüzüne ağrılı b’akmaya
biraz da gökyüzü şifa sürsün
can olsun yaralı ruhuma
vakit geçmeden
tutturun son hüznü de kimliğime
d’öğünsünler ardımdan
söylensin bestem dilden dile
süzüleyim kirpiklerinden
bir yıldızın bağrında
zarif bir keder gibi gecelerin..
5.0
100% (61)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.