6
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
2956
Okunma

“-hinci ki ğibi deği(l)
köyün bazar yoluydu orası,
harman sonu güzün başlarıydı
Entelle sehillerine taraf yazlakdan dönerkene
Çataldepe yolundan geldi yörük kervanı
çoluk-çocuğu,
denkleri , davarı, devesi”
“havayı ey deli gönül havayı
ay doğmadan şavkı sarmış ovayı
yörük gızı gatar etmiş mayayı
çekip ğider ala ğözler sürmeli”
Hacallar Ma(ha)llesi tarafından geldi Yörükler
bir toz bulutu kapladı, ortalığı önşe
iri-yarı, ak kıllı keçiler,
bildiğimizden iri ay boynuzlu dekeler
çobanların öğünde
belik-belik sürüleri
ve sürülşerin içinde,
ipleri çobanların elinde
iri-yarı, hıltarlı deyneğe bağlı köpekleri
böbekler, yeni doğan oğlaklar yükün üstünde
çobanlar i(l)k tefa duyduğumuz
tiz.. ıslıklarla, olmadık nidayla bağıralak
ellerinde soyulmuş söğüt dalından
uzun deynekler
usulcacık yere vururak,
“yoldan çıkanlar”ın öğnlerine savuralak
daha sert, kaba-sövgülü
arkalarında göğe yükselen toz bulutu bırakalak
alakeçili, akkeçili onca sürüyü
bir başlarına sürüp götürdüler
ardından develer.. develer.. develer
deve katarının en önünde
palanlı eşek üstünde zülüflü,
al-yeşil-sarı poşulu, parlak yeni guşamlı,
boynu boncuklu, cicili-bicili
düğüne gider gibi süslü..
arkasında sarı saçları belik-belik
uşları deve boncuklu, nazar boncuklu örüklü
asil, vakur, dik başlı..
alma yanaklı
elinde öndeki devenin yuları
ceylan gibi bir yörük kızı
develer bir o bir bu yana bakalak
ağaçların tepelerini yolalak
boynunda gerdanında
havudunun arka kaşında
löngürdeyen çanlarıyla
vakur yörük kızının
ardına takılıp
bir o bir bu yana bakaşıp
geçip gitti boduklar, develer
develerle yörükler
her birinin yuları
bir önündekinin havudunun arka kaşına bağlı
kocaman semerlerindeki heybe gözlerinde
sanki asılı küçük alma yanaklı çocukları
sürüye ayak uyduramaz oğlakları
develer üsdünde eşyaları
çadırları
herkes birbirine, çift hörgüçlü deveyi
boduğu , daylağı , tülüyü , hecini ,
buğursağı , besereği , mayayı gösterdiler
develer boynunu uzatıp
bizi yutuverecek gibi
karşılıksız koymadılar ilgimizi
muzip çocuklar gülüştüler..
dizelendik bütün köy; katarın yolu boyunca
anaların kucağında
babaların omuzunda
pencerelere
hanaylara damlara, yan yollara
çelen gerilerine
develer geçti gitti birbiri ardına
ulam ulam
heyecanla koşturduk
yanlarında
bakakaldık arkalarından
hangisine bakacağımızı
kime neyi anlatacağımızı,
neyi göstereceğimizi bilemeden, hepimizin ilk defa duyduğu
ben bir tek boduğu..
ve yoğun bir löngürtü içinde
meraklı bakışlar altında
son devenin hemen gerisinde
çocuklar giderek daha kalaba
kapıştılar, hediye ettiler en taze deve bokunu
elleri, cepleri dolu
katarın hemen gerisinde
hummalı bir yarış içerisinde
herkesin ilk ve son deve anısı oldu..
DİPNOTLAR
denk: yükün eşit ağırlıkta ikiyi ayrılmışından her biri
hıltar: köpeklerin boynuna takılan çivi korumalı tasma, kurtlarla çatışma halinde, kurt; köpeğin ömüğüne saldırırmış, nefessiz bırakıp boğarak öldürmek amacıyla, o yüzden 4-5 cm kadar sivri demirli hıltarlar kullanılırdı..
boduk : deve yavrusu
daylak : erkek deve, damızlık dişi deve
tülü : uzun tüylü tek hörgüçlü deve
hecin : iri yapılı, uzun boylu tek hörgüçlü hızlı koşabişen deve türü
buğursak: çiftleşmek isteyen dişi deve
buhur : çift hörgüçlü erkek deve
beserek / besrek : erkek deve
maya : dişi deve
çift ve tek hörgüçlü develerin çiftleştirilmesi ile tek hörgüçlü, melez tülü (tüylü) develer elde edilir. Tülü develerin erkeğine besrek, dişisine maya denir.
5.0
100% (9)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.