1
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
1219
Okunma

Mevsimlerden sonbahar, günlerden Pazar
Daha erkendi vakit, ansızın kapı çaldı.
Şimdi mi gelir sütçü veya belki yoğurtçu
Diyerek açtım kapıyı, üstümde bir rehavet
Gözlerim oğuştu bir an, tam da göremedim sanki,
Bir sabah ve ansızın babam karşımda şimdi.
“Hoş geldin, sefa geldin.” dedim umumiyetle
İçimde bir heyecan, mutluluk hat safhada.
Ne iyi etmişti babam, beni hatırlamıştı,
Yıllardır beklediğim, hayalini kurduğum,
Geceleri apansız, hem çaresiz, ümitsiz
Bekler iken ben onu, işte şimdi gelmişti.
Kavuşurmuş insanlar, bitermiş bak özlemler.
Ne şanslı olduğumu, say ki mutluluğumu
Paylaşmak isterdim inan, tüm samimiyetimle,
Onca yıldır babasız yaşamış yetimlerle.
Şimdi anlıyorum belki,”baba”nın anlamını,
Kavuşma şaşkınlığı, tüm ruhumu sarmıştı.
Birden uzanıp gittim, ta yıllar öncesine
Horoz şekeri yediğim, çemberler çevirdiğim
İnat edip, hır çıkarıp zorla elde ettiğim,
Harçlığını babamın, nihayet tükettiğim
Çocuk ruhumla sanki gitmiştim o geçmişe
Oysa benim de yaşım, geldi kırbeş, elliye.
Verseler de dünyanın şöhretini, şanını,
Umursamazdım asla, çünkü babam yanımda.
İçeri girdi babam, belli o da sevinçli,
Yüzümde var tebessüm, tıpkı çocukluğumdaki gibi.
Yalnız değildi babam, yanında biri vardı
O ise çok kıymetli, dünyalardan değerli
Beni doğuran kadın, annemin ta kendisi…
Üç çocuklu adam ben, her zaman seveceğim,
Babam ile anamı hep mutlu edeceğim.
Seviyorum onları, daima seveceğim,
Hürmetlerimi sunar, ellerinden öperim.
Babalar varken daha, asla geçmiş değildir
Her bayramda aramak, sağ iseler kısmettir.
Örnek olmalı bize, ecdât bulunmaz bir nimettir,
Evlâtların herbiri olsalar da tahsilli,
Babadan alınacak, nasihata muhtaçtır.
Ne iyi ettin baba, sefalar verdin bana
Eşime, dostuma ve çoluk çocuğuma
En güzel hediyesin, en şirin misafirsin
Allah sizleri bize, ebediyen bahşetsin.
Sarıldım babama ben, o da sarıldı bana
Aylardır göremediğim, söz sohbet edemediğim
Belki ansızın bize, sürprizle gelir diye
Ümitle beklediğim, babam gelmişti bize.
Şükürler ediyorum, Hz. Mevlâ`ya ben
Bir kez daha görmüştüm ecdâdımı yeniden.
Rab`bim bu mutluluğu, sonsuza dek yaşatsın,
Diliyorum hiç kimse, kalbini kırsa bile
Yıllardır aramayı ihmâl etmişse yine
Telâfisi varken henüz, kırgınlığa son versin,
Yeryüzü hazinesi baba ve anasını
Hiç olmazsa her bayram, gidip ziyaret etsin.
Her kulun vardır mutlak, mukaddes bir görevi
Ailede babanın ve hele ki ananın
Sözleri veciz gibi, hafızamda hep gizli.
Baba evin direği, ailenin dümeni
Ana ile beraber sürerler bu gemiyi.
Babam ne mutlu bana, sen varsın ya yanımda
Gam, kasâvet, kederler, şimdi vız gelir bana.
Gelemezsen sen bana, ben gelirim yanına,
Özlemiştim gerçekten iyi ki geldim baba.
Hani okuyamazdım, hesabı yapamazdım,
Bazen bana sitemle, arada bir kızardın.
Sayende babacığım yendim onca güçlüğü
Tahsilimle aştım ben, sayısız her müşkülü.
Ne güzel senin ile, kalem olmasa bile
Fırça kullanarak biz ne resimler çizerdik,
Ellerin çok ehildi, kılı hep kırk yarardı,
Benim çizdiğim resim, senle tamamlanırdı.
Eksik yönlerimi sen, tebessümle düzelttin
Öfke ve şiddetten hep bilirim nefret ederdin.
Uzlaşma adamı sen, en iyi öğrencin ben,
Ailemde hem rehber, hem de öğretmenimdim.
Yine anlat baba bana, hayatın ta özünü,
Yaşından alıyosun elbet tecrübeli sözünü.
Çok iyi anlıyorum ben, tatlı dillisin hep sen
Sevgi, muhabbet ile seviyorum seni ben.
Şu Pazar günü bana, ne de kısmetli geldi
Babam ve anam bize büyük şerefler verdi.
Sohbet etmeli şimdi, demli çayla beraber
Kandil günleri gibi yaşadığım saatler,
Babam gerçekten gelmiş, büyük lütuflar vermiş
Hayal değil,düş değil; yaşananlar gerçekmiş.
Oğuzhan KÜLTE
(Baba olma sıfatına haiz tüm babalara ithaf olunur.)