2
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
39
Okunma

Nası biz olur ki kendini aşamadan insan
Hep almaya endekslenmiş bakış ve söylemler
Vermeyi taahhüt edişteki zorlanış, bahaneler
Başkalarının sırtına binmeye ne de hevesliler.
Oysa kendisi bile kendisine yüktür insanın
Bir başkasının yüküne nasıl sevecen baksın
Bilen ile sananların diyarı değil mi burası
Birisi inandırmış geceye rağmen gündüzde
Diğeri susmuş edepten gündüz iken gecede.
Birileri; hırsı, kini, bencilliğini doyurur
Beriki koşar da koşar zorlukların üzerine
Yardımdan, vefadan, vicdanından yorulur.
Beklemek birine göre sabrı bilemektir
Aynı durum diğerine zulümdür, zor seçenektir
Biri gönle girmeyi edinmiştir kendine mihenk
Diğeri göze girme uğruna olur şeytanlara denk.
Biri var ki yorgunluğunda doğurur pürce şafak
Haddi bilmeyenle sönmedi mi onca afak
Kol olur birisi, yol olur, açar kapıları ardına kadar
Diğerinde kin, nefret, onursuzluk azar mı azar.
Ne var ise sende bende yolu bulur tercihlerle
İlle de neden olsun ki mavi, yeşil, sarı, uçarı
Vicdanıyla yürüyenlerde değil mi kulun kârı
İşte hayat ve işte mekân, doldur zamanın içini
Yok ki geriye dönüşü sağlamca yap tercihini.
İsteyene örnek çokça, önce kendini bir yorda
Birinde kızılca şafaklar yeniden dirilişedir
Bize ise hasımlık, benler önde hayat çilelidir.
İzni verir Yaradan sen özünü güzel besle
Yarınlar da var umuduna yaslan hem de hevesle
Bırak kendini kandıranların değerden yoksunluğunu
Yokluğu yoksunluk sanma, onlar da ebedi değil
Keyfiyetler geçicidir, kemiyetlerle ol ehil.
Oğuzhan KÜLTE
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.