8
Yorum
18
Beğeni
0,0
Puan
848
Okunma
Üstümüze ekiliyor nereden bu binlerce su
gözlerim alabildiğine yanıyor
ellerim sıcak sulara bulanmış belki de
akılımı bir çiftçi sürüyor
sakat atların doğduğu eski bir tarlada
hasat zamanı ortaya çıkıyor yabancı eller
geçerken uğramış insanlar
firavun ordusu kadar sığ
ve bir o kadar inançsızlar
kendilerine
yağmur tarlasında ellerini sürüyorum
toprakla derin bir münasebet
aklım pide kuyruğunda sanki
bu ne bekleyiş böyle
bir koku geliyor biri gidiyor
arkam da iyice doluyor
neyse ki vakit geçtikçe
aklım yeniden boşalıyor
güneş üstümüze yeniden doğacak
belki doğudan
belki de yan sokaktan
bilemem
yağmur tarlasına yakın bir zaman
ekiyorum alabildiğine toprak
ve klasik müzikler doğuyor batıdan
ya da plaktan
bilemem
bir elimle göğsünün kesik tarafını çekiyorum
diğeriyle yağmur tarlasına ekiyor
boynu bükük kalan bütün hayalleri
öyle mercedes hayalleri değil bu
ya da ada sahilinde bir ev
sadece boynu bükük hayaller taşıyor
sen gel
gel sen yine beni sev
yağmur tarlasında şalvar yok
yüzünle gökyüzüne bak
kollarını alabildiğine aç
şimdi yüzünden aşağı inecek kırıklar
gözlerin yanmasın kaç!
yağmur tarlası hayallerin ekildiği yer
eski teknoloji geçerli hala
modern tarım geçmez
ellerimizle kazıyıp
bedenlerimizle sürüyoruz
nereden ekiliyor üstümüze bunca su
bakmayı nereden görüyoruz
evet burada her hasat zamanı
insanlar geliyor ölüyoruz.
’insan eliyle katledilen bütün hayallere
ve
seviyorum deyip daha sevmeden gidenlere’
’Gök çe’
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.