1
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
1753
Okunma
Yüzyıla yakışan bir ölüm…
Prangalar ve leylakların
Kızıllıklar ve gerisinde kaldığım günahların
Bir hayalet kadar keskin suretleriyle
İşte bu yüzyıla yakışan bir ölüm…
Her zerresinde noktaların, bu fedakarlıklar
Son isteğim, kara bataklıklar ve asilere karışan
Düşmanken dost ve dosta düşman edinen pencerem.
Yakıştığı gibi şehir ceketime, ölüm de
Korkarak bana yanaşacak ve yakışacak.
Gürüldeyen nefsimin korlara açtığı yerler
Ve üzerlerini topraklar serperek kapadığım oyuklar
Dönmeseydi uzaklardan örülmüş
Dalgalarla çarpışan balıkların heybetiyle.
Belki yaşardım ayaklarım çarpa çarpa
Titrerken geleceğin en acınası haliyle.
Belki de başlamaktadır sonlanan
Ölüm ilk bileklerime yanaştı sonra geceye…
Geçmişe ve güneşin battığı zamanlara.
Neler dirilmişti bileklerimde,
Ne kıymetler… Ellerim dirilttiği ölüleriyle övünürken
İlk aşıkların cümbüşlerine yas çöktüren
Neler bu savurgan başımı esir aldıysa
Sonra bıraktı…
Ölüm, iki kulağım arasında,
Sırnaşık bir uğultuyla takip eder gölgem beni.
Ardımda yalınayak , ellerinde kılıçlarla
Bir yığını dirilttiğimi unutunca
İşte bir ölüm ve bilekleri elmaslarıyla
Son kez inliyor.
Tam konuşacakken
Homurdanıyor şimdi. Ağzında bez…
Onlar “şair lordu” diyecekken
Sözlerimden miğferini soyup, çırılçıplak…
Savaş, esirlerini hırpalarken
Ve zırhı bu sönen kulelerin,
Gözlerinin güneşe yakın düştüğü yerde
Avuçlarımda kumlaşıyor.
Evladımın boynunda kılıcım
Yüksekçe bir tepenin rehini karanlık ve sisler…
Uçuştukları gibi kuşların, bir haber inciniyor dudaklarımda.
Ben güzelken evladım,
Ben ilk doğuşta kelamların üveysi
Ben ilk evladımı öldürürken
Dirilttiği ne varsa ölüyor,
Kendi sezgilerimin içinde uyanan
Veya uyandırdığım
Ne varsa ölüyor benimle…
Soyulmuş acılarım hırsızlarca
Dilden dile verilen salyalar iken
Süzüldükçe eskimiş yeni bir simayı
Bir daha görmezler, gözleri görse de.
Ermedim ve muradına saklanan
Kim varsa yokluğa boğup gömdüklerim gibi
Bembeyaz toprağı üstlerine yazan
Ve sürüyen şairim.
Ruj ve izmaritler
Karanfil ve dalgalar
Uzak ve tuzlu kumlar
Üzerime dökülen kızıllıklar….
İşte hepinize yakışacak ölümü
Güneş batarken evladımın boynuna vurduğum
Bu son iki gerçekle tırmalıyorum.
Ben! Gökyüzü çocuğuyum.
Ne kadar da şairim!
Bahattin BERKDİNÇ
06.05.2016
5.0
100% (4)