2
Yorum
9
Beğeni
5,0
Puan
1837
Okunma

kuyuların dibine haykırdım adını
kırılgan şarkılar dilin edası
kayıptı hansel ile gratelin hülyası
kıırlgandı düşlerle örülü masalların a çocuk
keder alıp başını gidiyordu söylediğin türkülerle
nereye sürgünüz böyle
ölüm çemberlerinden geçiyoruz durmadan
dilimizde eski şarkıların gitar solosu
ömrü törpüledik kıyamet misali
bir uzak kalıştır sevda bahar çiçeklerinden
bana kahve fincanlarında çıkmayacak seviler gerek
ölümsüz bir ruh cem karaca şarkılarından
sana eski bir fotoğraf karesi
ucu yanık mektup
hüzünkar şarkı
akşamın yalgın kederlerinde söylenen
kırağı yemiş bahar dalı gibi
kör kuyulardan haykırdım ismini
hüzün yılgınısın yine hummalı gecelerde
solmaya başladı inceden yemiş veren filizlerin
frapan bir keder akşamüstü meyhanelerinin ağır saatlerinde
çığlık atan kuşların hani ah dev hayat
onlar da döndüler kül rengi akşamın kederinden
son göçmensin sen
yitirdin hoyrat şölenlerini
hüzne yetim kalışımız neden
konuştuğum dili kimseler bilmiyor
hayatın gailesi eş zamanlı intihar
saplantılı palyaçoyum mutluluğa yol alan
sus diyor rüyalar kara düşlü gecelerden
ağız dolusu gülüşlerde akşamın nihavent şarkısı
titrek yabancı yargısız
şapkana şiir dolu imgeler koy
maskelerini çıkar hayatın karşısında
tuhaf sağanak bir kederle yol al
ülkesine ve çocukluğuna küs gitti bütün şairler
git uzaklaş bu yılgın kederden
uzak bozkırda yalnız bir ağacın altına otur
seyret bendeki kederi
seyret karıncaların inceden yol alışlarını
turna kuşlarına öğret ağır aksak yarım kalan şarkımızı
yer çekiminden ne çok öğreneceği şey var şiir kuşlarının
düştük derin bir kedere
çıkamıyoruz kaostan
taşlar ne zaman çiçek açacak yar
akşamın kızıllığında saçlarında uçuşan rüzgar
dehlizlerden sana geliyorum yar
resimdeki gözyaşlarıyla
5.0
100% (6)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.