9
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1361
Okunma
Yer yer sevda kokuyor tenim
Avuçlarımda yağlı papirüs kokusu
Kalem, ucu kırık bir kılıç şimdi
Keskinliği yüreğimde sevdanla sevişmekte
Bir bir devşirdikçe günler
Ah o devşiren günler
Götürmeye meyilli her şeyi
İşliyor inatla belleğime
Dudaklarına lâm vurulmuş sevgilim
Sen uyurken geçiyor zaman
Uyanmanı dört gözle beklerken güneş
Ay vuruyor kendini meçhule
Uyan hadi
Bak kafesteki kanarya beklemekte sütünü
Bir mor yağmur şimdi dudakların
Öpülmeye en muhtaç anınla beklemekte
Ardını dönüp gitmiş geçmişini
Büyüdükçe küçüldü her şey
Küçüldükçe çürüdü kelimeler
Bez bebeğin raflarda yaşlanırken biçare
Daima genç kalan bir yüreğin vardır şimdi içinde
Ya da gençliğin olduğunu bilmeyen bir kadın var düşünde
Çepeçevre dolanmışken etrafıma yalnızlık
Bir rüzgâr senfonisi eşlik ediyor içime
Ellerinde duran ateş böceğinin elini ısırması
Bir imdadın sinyalidir belki de
Kara delikten kurtulmaya çalışan yüreğimin
Kapat perdelerini kadınım
Çek yorganı üstüne örtün
Birazdan çığlıklarla vurur kendini ateş böceği
Sevdam tavan yapmışken yüreğinde
Kırık bir bardağın ucunda asılı duran yüreğim
Kanamaya yüz tutmuş haliyle seyrederken hayatı
Bir pencerenin sol köşesinde hayat bulurken bedenim
Sevdamın omuzlarıma hiçte ağır gelmediğini anlıyorum artık
Hiçbir yüz bu kadar sarmadı yüreğimi
Hiçbir kelime böylesine işgal etmedi lugatlarımı
Gittikçe büyüyen bu şehrin
Sevdam karşısında bu kadar aciz kalmadı
Ah kadınım
Parmağına dolanan kelimelerim
Gerdan olup sarıyorsa yüreğini
Demek ki hala güneş benim içimde ay avuçlarımda
Ve sen tamamıyla bedenimsim
Benimsin
Üzerimize çöken külçe bir yorgunluk
Kış uykusuna yatırırken bizi
Uyandığımızda çoktan gitmiş oluyordu
Sol köşede etrafa gülücükler saçan ay dede
Yetişemediğimiz zamanı yüzümüze vurarak
Bir anons çınlıyor kulaklarımda
Seni çağırıyor uzaklardan bir çığlık
Ellerimde ki nasırlarda dolaşan ellerini
Koparmak istercesine inatla
Yarım sekteli bir ince vuruşla
Adım adım uzaklaşıyor dünya benden
Adım adım uzaklaşıyorsun
Mavi fistan giymiş bedeninle birlikte
Bir kırmızı gecemiz kaldı elimde
Bir de utancından morarmış ateş böceği
Artıkça arttırdıkça içimizdeki korkuları
Gecenin bukağına geçirdikçe dualarımızı
Yalnızlığın pençesinde boğuşurken buluyoruz
Kimliği tespit edilemeyen benliklerimizi
Suskunluğu sunarak dolunayın rengine
Selçuk ERKİ
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.