Her şey bir rüyaydı,
özlemini duyduğumuzun ve gölgesinde büyüyen…
Gözlerimizi her kapattığımızda
aynı sokağa çıkan, aynı kalbe dokunan bir rüya.
Belki çocukluğumuzdu aradığımız,
...
Devamını oku »
Asırlar geçse,hiç insan olmaz.
Ebedi yola yordama da gelmez.
Bize doğru yürüyüşü sahtedir.
Geleli,verdi bize hep eziyet.
...
Devamını oku »
Talibisin duanın.
Hamisisin vatanın.
Zorluğa göğüs geren,
Recep Tayyip Erdoğan.
...
Devamını oku »
İtlerle Bitler Arası
Yiğitler göçüp gidince itler türedi,
Başlara musallat olan bitler türedi,
...
Devamını oku »
Tugtekin gülümseyerek, “Eyvallah ustam, sağ ol,” dedi ve arkadaşlarına döndü. Kerem takıldı hemen: “Ooo kanka, tanınıyoruz ha!” Tugtekin omuz silkti, “Ara ara geliyorum, kafam dağılıyor,” dedi.
Az sonra balık ekmekler geldi. Dursun Usta, “Afiyet olsun gençler,” deyince hepsi bir ağızdan, “Sağ ol ustam, eline sağlık,” diyerek yemeye başladılar. Aslı’yla Pınar ilk lokmadan sonra birbirlerine baktı. “Çok güzelmiş ya, bayıldık… Hep gelelim buraya,” dediler. Tugtekin kahkaha atarak, “Beni batıracaksınız galiba,” diye espri yapınca masadaki gülüşmeler sahil boyunca yayıldı.
Balık ekmekten bir lokma daha alan Tugtekin, merakla Aslı’ya döndü.
“Aslı, benimle konuşmak istediğin konu neydi?” dedi.
Aslı lokmasını yuttu, koladan bir yudum aldı. Hafifçe gülümsedi ama gözlerinde ciddi bir ifade vardı.
...
Devamını oku »
755
Bu gün Ramazanın, üçüncü günü
Pide kuyrukları, caddeyi aştı
Cümle Müslüman’ın, büyük yekünü
Camiye sığmadı, sokağa taştı
...
Devamını oku »
Bazen sözle, bazen gözle vurur insanı.
İftiralarla, davranışlarla,
Yüzüne baka baka utanmadan…
Bazen de çatal dilini dolar çevrene.
...
Devamını oku »
Merakla bekleyen arkadaşları hemen etrafını sardı. Kerem gülümseyerek, “Aslı, yüzün gülüyor; hayırdır?” diye sordu. Pınar da espri yaparak, “Herhâlde ikramiye aldı,” dedi. Aslı dayanamadı, gülerek, “Yok ya arkadaşlar… Ben de fotoğraf projesine katılıyorum. Ebru Hanım öyle istedi,” dedi.
Kerem’le Pınar bu habere en az Aslı kadar sevindiler. Çünkü düzen değişecekti; onlar ocağın başına geçecek, yeni gelen personeller garsonluk yapacaktı. Yani iş bölümü daha dengeli olacak, herkes kendi alanında rahatlayacaktı. Bu yeni düzenle birlikte çay bahçesindeki heyecan bir kez daha tazelendi; herkes bu gelişmeden mutlu olmuştu.
Ve artık her şey yavaş yavaş düzene giriyordu. İş bölümü oturmuş, herkes yerini bulmuştu. Tugtekin’in de işi bir nebze hafiflemişti. Kısa bir boşluk yakaladığında telefonuna baktı ve Aslı’nın mesajını gördü. Hafifçe gülümsedi. Hemen cevap yazdı: “Çıkışta bir yerde oturur, konuşuruz.”
Aslı telefonunun titremesiyle mesajı okudu. İçinde tarif edemediği bir heyecan vardı. Kısa ve sakin bir cevap yazdı: “Tamam, olur.”
Günün geri kalanında ikisi de işlerine devam etti ama akıllarının bir köşesinde akşam yapılacak o konuşma vardı. Sanki sadece proje değil, başka bir şey de şekillenmeye başlıyordu; henüz adı konmamış, ama hissi yavaş yavaş büyüyen bir şey…
...
Devamını oku »
Islak bir sessizlikle,
Ve her yaprak,
Bir hatıra gibi titredi.
Kelebeğim,
...
Devamını oku »