İyi çalışan, sık gülen ve çok seven başarıyı elde eder
superbaba
superbaba
VİP ÜYE

TATAR KIZI-6

Yorum

TATAR KIZI-6

0

Yorum

2

Beğeni

0,0

Puan

57

Okunma

TATAR KIZI-6

TATAR KIZI-6

Altıncı Bölüm: Dudu’nun Hamaratlığı

Dudu’nun babası Halil Bey’in de Abdullah hakkında duydukları giderek çoğalıyordu. Ama Halil Bey’in zihninde başka bir sorun vardı. Kızının geleceği...
Ve tabi ki yıllar önce verilmiş bir söz...

Oysa kendisinin henüz bilmediği bir şey vardı. Hüseyin artık o sözün yerine getirilmesi için değil, bozulması için mücadele ediyordu. Çünkü Hüseyin’in gözünde Dudu artık yalnızca çocukluğundan beri tanıdığı bir kız değildi. O, kendisinin bir bacısıydı. Ve o, bacısının yüzündeki mutluluğu görmüştü. O mutluluğun adının da Abdullah olduğunu biliyordu.

Şimdi yapılması gereken tek şey vardı:
İki aileyi karşı karşıya getirmeden, iki gencin gönlünü incitmeden ve yıllar önce verilmiş bir sözü kavga konusu yapmadan bu işi usulünce çözmek... Hüseyin bunun için önce kendi babasını ikna etmişti.
Sıra Halil Bey’e geliyordu.

..

Abdullah’ın babası Ali Bey’i Dudu’nun ailesini o akşam konuk etmek üzere ikna etmişti. Onları davet etme işini de eşi Zeliha Hanım’la birlikte yapmak üzere göçmen yerleşim köyüne gittiler. Sorarak Halil Bey’in evini buldular. Çadırlarının önünde bir tahta sedirin üstünde oturan Ali Halil Bey’le selamlaştıktan sonra kendilerini tanıttılar.
Halil Bey: “Abdullah’ın ailesi misiniz?” diye sordu.
“Evet” dediler ve kendilerini konuk etmek istediklerini söylediler.

Halil Bey kızının Abdullah’la olan gönül yakınlığını hissettiği için bu daveti kabul etmek istemedi. Gerçi Abdullah’ı dürüst bir delikanlı olarak sevmişti ama Süleyman Bey’e verilen söz ne olacaktı?
Fakat bu yardımsever insanların bu davetlerini de geri çevirmek olmazdı…
Nasılsa aileler hep bir arada olacağına göre onların arada göz göze gelmelerinden başka da bir şey olacak değildi.

“Size zahmet vermeyelim,” diyerek nezaketin gereğini yerine getirdi.
“Hiç olur mu Halil Bey, siz ta Rusya’dan köyümüze kadar gelmişsiniz. Sizi konuk etmek neden bize yük olsun!” dedi Ali Bey.
Halil Bey, “Sen ne dersin Hanım!” dercesine eşi Fatma Hanım’ın gözlerine baktı.
“Bey, ta nerelerden zahmet edip kapımıza kadar gelmiş davet etmişler. Bu yardımsever insanları nasıl kıralım!” dedi Fatma Hanım.
Halil Bey, Ali Bey’e dönerek: “Gelelim bari!” dedi ve “Siz bu sedirin üstünde oturup biraz dinlenin Ali Bey. Biz hazırlanalım da çıkarız.”
O sırada çadırdan çıkan Dudu önce Ali Bey’in sonra da Zeliha Hanım’ın ellerini öptü.
Zeliha Hanım “maşallah!” diyerek Dudu’nun yanaklarından öptü.
Dudu utandı, kızardı ve sonra yüzünü onlardan ayırmadan geri geri giderek çadıra girdi.
Zeliha Hanım eşine dönerek fısıltıyla: “Abdullah’ımızın tutulması boşuna değilmiş Bey. Baksana ne kadar kibar bir hanım kız. İnşallah bu aşkları tamamına erer!” dedi.
“Sus Hanım, duyarlar sonra da ayıp olur!” dedi Ali Bey.

Dudu ve ailesi hazırlanırken, kınalı kuzunun meleyişiyle Dudu durdu.
Dudu, “Seni unutur muyuz?” dercesine kuzuyu kucağına aldı ve “Anne, ben bunu Hüseyin Abime bırakayım,” dedi.
Dudu, “Seni unutur muyuz?” dercesine kuzuyu kucağına aldı ve, “Anne ben bunu Hüseyin Abime bırakayım” dedi ve çadırdan çıktı. Hüseyinlerin çadırının önüne geldiğinde ise onların da yola çıkmak üzere olduklarını gördü.
“Hüseyin Abi, sizi de mi davet edenler oldu?” diye sordu.
“Evet Dudu, bizi İmam Reşit Efendi davet etti,” dedi. “Sizi kim davet etti?”
“Abdullah’ın anne ve babası geldi,” dedi. “Şimdi onlarla gideceğiz.”
Süleyman Bey, “Dudu kızım, yarın akşam İmam Efendi sizi de davet edecek sanırım,” dedi.
“Ne kadar konuksever insanlar bunlar!” dedi, “Ben o zaman bu kuzuyu başka birine emanet edeyim”

..

Zeliha Hanım sofra hazırlığına başladığında Dudu yerinden kalktı ve “Ben size yardım edeyim teyze!” dedi.
“Yok, güzel kızım!” dedi Zeliha Hanım. “Siz konuksunuz. Otur, dinlen.”
Dudu bu güzel lafından da biraz utandı ama sonra annesine döndü. Annesi ne demek istediğini anladı.
“Benim kızım oturmaz Zeliha Hanım,” dedi. “Ben öyle hamarat yetiştirdim kızımı. İzin verin o da yardım etsin.”
“Ah, kıyamam!” dedi Zeliha Hanım. “Gel kızım, birlikte hazırlayalım sofrayı.”

Yemekler hazırlandı, sofra kuruldu…
Sofraya servis yaparken Dudu tüm hamaratlığını kullandı.
Ailelerin gözü önünde Abdullah ve Dudu birbirlerinin gözlerine bakmaya çekiniyorlardı.
Ancak Fatma Hanım’ın gözleri sürekli Dudu’nun üzerindeydi. Onun bu hamaratlığı ve cana yakınlığı karşısında içi sevgiyle doldu.
İçinden, “Utanmasam kalkıp Dudu kızımı kucaklayıp yanaklarından öpeceğim,” diye geçirdi.
Yemekler yendi, sofrayı toplarken de Dudu yine tüm hamaratlığıyla ayaktaydı.
Yemek sonrası erkekler ayrı tarafta, kadınlar ayrı tarafta toplanarak sohbetler ettiler.
Ali Bey’le Halil Bey’in sohbetinin konusu buralarda yaşam, Rusya’da yaşam ve göçmenlerin çektiği sıkıntılardı.
Zeliha Hanım’la Fatma Hanım’ın sohbetinin konusu ise daha önce kaybettikleri evlatları iken zaman zaman konu Dudu’ya geliyor.
“Maşallah, ne kadar kibar ve hamarat bir kız yetiştirmişsiniz,” derken Zeliha Hanım’ın gözleri sevgiyle Dudu’ya bakıyordu.
Dudu ve Abdullah ise sohbet konularına girmiyorlar. Birbirlerine bakmaya da utandıkları için ya önlerine dönüp duruyorlar ya da sohbet edenleri dikkatle dinliyorlardı.

(Sürecek)

Kadir Tozlu
07.09.2026

Paylaş:
2 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Tatar kızı-6 Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Tatar kızı-6 yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
TATAR KIZI-6 yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL