11
Yorum
49
Beğeni
5,0
Puan
1702
Okunma
okunaksız bir düşe yazılır zikrim
manasını kaybeder fikrim
ve içimde bir ürperti
doğursun annem yeniden beni
kurusun göğün dilleri
bulutlar unutsun lehçesini...
bütün iklimler sen derken
yağmur seni yağarken
kar tanesi düşerken avuçlarıma
yaprak küserken dalına
güneş gamzelerimi öperken
sabahın ilk ışıklarında
sen yoksun
sesin yok
sessizliğin yok…
tenime bulaşmış kokun tüterken
hayallerimin kıyılarında
kıyısına indiğim şehirler
kan ağlıyordu
şubat ayazında…
ayaklarıma sarılırken İstanbul
topuklarım
kırmızı bir matemi vuruyordu
boş kaldırımlara
sen yoktun
saatler gece yarısını çoktan geçmiş
İstanbul son kadehini kaldırıyordu semaya
dudaklarımdan düşerken kelimeler
mendil satan çocuklar kaldırdı
sensizliğimi yerden
sen yoktun
ve ben çoktan
yıldız kokulu düşler tutmuştum
göğün yamaçlarından
yokluğa inat
aya serenat…
yalan mıydı yokluğun
yoksa
aslını inkar mıydı çokluğun
bilemedim sevgili
hangi kitapta okundu
bu şiirin anafikri…
ve yağmalanırken uykularım
kurşuna dizilir dudaklarım
ben yine
harf harf ölürüm
illegal acılara
annem şiir doğurur sokakta
İstanbul içmeden sarhoştur
boğazın sularında…
biz değil miydik sevgili
yoksulluğa şiirler giydirip
fakire fukaraya dağıtan iki serseri
biz değil miydik
istanbulun sokaklarında
elele gezen iki deli…
söylesene sevgili
ben değil miydim
rüyalarının güzeli…
(( elçin ))
5.0
100% (30)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.