24
Yorum
70
Beğeni
0,0
Puan
2720
Okunma


-Elindeki kâğıtları kürsüye yerleştirdi
kökleşmiş cümlelerle bozdu suskunluğu...
ışığını kapatınca gözlerimin,
ke ke lemeye başladı dilim
kendinden geçti bahaneler
gözlerimle kapaklarının meşrepleri ayrıldı.
Vakit tamam!
"Kaderin adalet vakti,
fırtınalı o asır bitti.
uhrevî hayatlarını feda edenlerin davası görülecek.
Firavun’u temsil edenler bir adım ileri
etlerin kemiklerden ayrılma vakti!" dedi
sura üfledi İsrafil...
şa’şaalı geçmiş geçti
yeşilin her tonu
denize güzelliği veren mavi yok oldu
gecenin siyahı düştü
güneşin rengi kaçtı, mübarek alev topu
en ciddi halini takındı gökyüzü
görmek istemediğimiz ne varsa yakınlarda
hayvanat toprak olma çabasında
Bir katre su damıtmıyor bulutlar
düşüyor hayrete akıllar
kıyametin dehşetini biliyordu asırlar öncesi peygamberler
"neden bizi uyarmadılar?
niçin sustular?" diyemiyor
utanıyorum :(
-Dünyadan usanıp daldığım kırkbeş dakikalık uykudan
kapı zili sıçrattı hücrelerimi.
(Rab’bim kabir kapısından geri çevirdin ya beni
İman kuvveti nasip et...)