11
Yorum
38
Beğeni
5,0
Puan
2421
Okunma


Değirmen taşında öğütülüyor zaman
Sırtımda çapraz bağlı bir çıkın ,için de inci ve mercan
Sabır diyordu şair sabır !!bakışları toprak
Şiir taşı diyordu geleceğe ,öyle söylüyordu Behman
Değirmen taşında usulca öğütülüyor zaman
Zerda ve beyaz tülbent saçında,sığırcık kuşları
Bir peri ya da yıldıza benzeyen Zühre
Tutup kolumdan götürdü beni Babil’in asma bahçelerine
Ulu kayaların gölgesinden geçtik
Durgun akan nehirlerin kıyısından
Üç yudum su içtik zemzemin dudağından
Hırçın yeleli doru atlar ,Sina’ya doğru koşuyorlar
Elinde kılıcı ,Melekleri yardıma çağırıyor Behman
Değirmen taşında eriyor zaman
Zerda ve siyah gece ,sabun kokulu çarşaf ,sıcak bir yorgan
Kanlı baykuşların sesi ,zifiri karanlık ,kandiller isli
Uykusunda dağları tek başına dolaşan bir deli
Şehr-i Yâr binbir gece masallarını dinliyor Şehrazat’tan
Elinde divit bir kalem Leyla’yı yazıyor Behman
Değirmen taşında öğütüyor zaman
Zerda ve Şiirler yine aklıma düştüler
Ocaklığın kımıl kımıl yanan ateşi
Ruhumu okşayan rüzgarın derinden esintisi
İnce bele çoktan bağlandı kırmızı kuşaklar
Yanlızım ,içtiğim sigaralar var ,bir de şarkılar
Çığlık çığlığa ölümü bekliyor içimde ki kuşlar
Değirmen taşında tükeniyor zaman
Zerda ve kıyamet günü ,boynumda günahların ağır yükü
Affet beni Allah’ım
Cennet’in kapısında beni bekliyor Behman ….
*Edebiyat Defteri Platformuna ve seçici üyelerine aynı zamanda şiire ,Edebiyata gönül vermiş tüm dostlara teşekkür ederim ..
5.0
100% (34)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.