4
Yorum
16
Beğeni
0,0
Puan
1199
Okunma

ağzımın küfür yerine vuran ölüleriyle hayatı
duvarın çatlaklarından bakan anneme anlattım
..
zaman aşksızlığı yalnızlık geçerken hüsran kentinde
bir kuşun kanadında ne çok isterdim uyumayı
delik, deşik düşlerin göz sarkaçlarıma saklandığı
o şilep ağırlığı yalnızlıktı bunca örtündüğüm griler
sokakların dizlerine dağılıp kendimi sürgün ettiğim
kusurlu anılar bulvarında arandığım neydi bilmiyorum
yüreğimin sıratından geçen çocukluğumu hatırladığımda
o büyümeye direnmek türküsü geldi aklıma söyledim
kaybolursam camekanların buğulu kasabalarında
üşür diye düşündüm geriye kalan çıplak gölgem
kafamı sabitleyerek hüzün kaldırımındaki sessizliğe
o taşıyamadığım zifiri yitirilmelerle kapadım gözlerimi
duvarlara yazılmış paramparça yaşamların kalıntıları
dünden kalan bugünün getireceği yarın hiçliğiydi
çarpa, çarpa havaya asılmış insan enkazlarına
o çok bildiğim defnedilmiş bayram kartlarıyla hoşçakal dedim
limanın anason kokulu sırtına çıktığım dram vaktinde
denizin,valizine acılar doldurmuş bir kadın olduğunu gördüm
aklım İstanbul, yüreğim taşralı bir suskun, adım sensizlik
o vurgun yemiş balıkçıların yarım kalmış öykülerinde sızdım
meyhanelerin terli ve tütüne bulanmış şarkıları çalması
çingenelerin topladığı terkedilmiş ömürleri canlandırdı
tırnaklarıma geçirdiğim suslarım dilimde efkar resitali
o hiç unutmadığım anılarımı söke, söke gözlerimden çıkardı
pencerenin camında gördüğüm bir ülkenin asfaltlarında
geride yalnızlığın sahipsiz sancılarını bıraktığım
zemheri zamanlı yolculuğun ihtimallerine göçtüm
o kuşatmalar altındaki kırık şiirler arasından geçerek
aynada son kez baktığımda suretimin coğrafyasına
kimileri çoktan soyut ihtilaller yapmıştı anlıma
kimileri tedariği hazır gitmeler çakmıştı gözlerime
o kırsal sakallarımda kalmıştı sadece bir çocuğun gülüşü
sefilliğim işte düşüp, düşüp tek başıma doğrulmalarım
aslında sevdiklerimin sevgisiyle ördüm ihtimalleri
dengesiz acıların çarpık ağrılarıyla bekledim hep
o kimsesizliğimin üstünü örtecek birisinin gelmelerini
düşkünlük satan bir dükkanın hafıza kayıplı sahibiyim
herkesin dağınık hayalleri geçerken kapımın önünden
başımı dizlerimin arasına aldığım saatin sesiyle susarım
o resmiyetsiz intihar girişimi zemheri gelmeden önce
ve yırtılmış hüzünler durağında kimliksiz bir hayal
ve darp edilmiş bir umudun kanrevan eti
ve anlaşılamamış bir kitabın tozlu kapağı
ve o dediğim tüm bıktığım kırgın seferlerin adamıyım
birazdan geceye yanaşır bilmediğim haliyle uzaklar
içinde ki tanıdık dostları görürüm betimlemesi düşük halimle
soyuttur belki gözlerime düşecek olan merhabalar
o an somut algılarım, yalanda olsa bütün sevinç gözyaşlarımı
..
olsun ölümü beklerken yaşama tutkusuyla
birde dramatik hüzünlerle anlarım hayatı..
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.