3
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
776
Okunma
Gül açsa yar yüzünde diken düşer bahtıma
Baktıkça gizli gizli gözlerimi kanatır
Makamdan beylik kursam hüzzam çıkar tahtıma
Hicran öper notayı güfteleri donatır
Gördüm yine tarumar dost köyünün bahçesi
Hasret kokusu sinmiş toprağına taşına
Bülbül olsa dinlenmez ayrılığın lehçesi
Vuslatsız gökyüzünden azap yağar başına
Sevgili serap gibi uzaklardan el eder
Sönünce sırlı ateş savurur küllerini
Acımaz gençliğine yağmur eder, sel eder
Kıymet bilmez namerde açtırır ellerini
Koyaklarda mı uyur hangi dağın ardında
Süslemez bağrımızı saklı mücevher huzur
Beli bükülmüş aşkın eller oynaş derdinde
Can vermeden gömülür kazılmış toprak, hazır
frezya
5.0
100% (8)