6
Yorum
18
Beğeni
0,0
Puan
1494
Okunma
kendime verdiğim çok kısa bir molada
merhaba özlediklerim ve şiir
üşümüş yüreğimi öpme
bırak yalnızlığımla kalsın baş başa
dokunma gözlerimde kuruyan denizlerine
içimin mavi şehirlerden sesleniyorum sana
sokağı özgürlük çocuklarıyla dolan
ecelin toprağında dahi gölgelenmediği buğday başaklarından
ve döşünde tuzlu nehirler doğuran kadınlık hayallerimden
ah bir öpsen
inan ki dirilir rüyan
papuçlarımda bayram sabahından kalma bir seher telaşı
ayaklarım yaşlı bir tarihin aşk köprüsü
samanlıklara dökülür körpecik sevinçlerim
bebeksi rengimizle yaşarız biz
penceresinde sardunya kokan cumbalı evlerin isli bacalarından
serpilmiş gelinlik kızların kızıl fistanlarından sesleniyorum
ölümsüzlük geçer buralardan
selamet güzeldir benim içimde
benim içimde ahiret ve dünya
umduğum kadar uzun olur geçmişin gölgeleri
ve umursamadığım kadar çok fazla yığınla acı
birikiriz falcı kadınların zılgıt sesinde
düşünürüm umutlu ve üzünçlü böyle
yaşarım parmaklarımda boy veren sızılı gülüşlerin kucağında
"yaşamak" demişti okuduğum bir kutsal kitapta emir sahibi
"sonunun ne olacağını bilmeden yaşamak" iyiliğine senin demişti
evet
annemin sesinden koptuğumdan beri bilmiyorum
sadece ne olacağını biliyorum
yaşamak eyy sevildiğim
soluklarının titrediği her tarihte yaşamak
bağdaş kuruyorum bazen
ruhumun sana koşan en salaş uykularında
boynu bükülüyor cennetimde bekleyen kuşların
bana ölüm yok buralarda dersem
tükenir nefesim
fesleğen kokulu yağmurları kurur gözlerimin
ben gözlerime inat yeminlerime sığınırım
illa güneşe
toprağa
denize sığınırım
şahlanırım belki az sonra
köpürmüş ömrümün dar sokakları
ayaklarından üşümüş serçelerim ötüşür dil bağımın kökünde
bir "aşk" desem ısınır yüreciğim
ahhh yüzümün mihrap makamı
neredesin
sana hiç tanımadığın memleketler getiriyorum
avucumda dikenli kuş sarayları büyüttüğüm
yeminli dudaklarımın bereketli sıcağında uyanan
dualı bulutlarımın küskün renklerinde boy veren
tomurcuklanmış yağmur yuvalarındaki mutlu evlerden
göğsümde titreyen kum saatlerinden sesleniyorum sana yeniden
ve parmaklarımdan dökülen geceler boyunca
severim seni ben
bir an kaldırırım yüzümü
bulacakmışız gibi birbirimizi
sanki
göklerde salınan suskun bir kıyamet var
heybetinden kirpiklerimin çatladığı
yaralarımdan üreyen kefenli deniz kızları
yürüyor göz kapaklarımda uyuyan sevda köprüm de
ellerini ver titreyen ellerime
yalvarırım unut benim aşklı sabahlarımı
koy önüme ağzında barındırdığın bütün ömrümü
ve ardına bakmadan git
hissediyorum
dökülecekmiş gibi başıma yığınla ceset
sensizlik bir kıyam-et
gittin mi heyhat
gözlerini unuttum kalbimin kuyusunda
dudağımda kahve lekesi
ağlamak ister o vakit ağzım
bulamam artık bizi
silinmiştir kutsal kitabım
"innellahemeassabirin"
my
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.