1
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
1104
Okunma
acılı bekleyiş
kapı ardı odalar içinde
çekilmiş en kısa çöp
elinde küle dönüşen
hayat
gün
doğumdan uzaklaşıyor
doğum gününü doğru hatırlayanlar azalırken
buna da şükür, dersin
derken buzdolabı titrer
ve sessizleşir
ev
önce sevdiğine saldırır insan
onu tükettikten sonra
sevmediklerini
sevmeye başlar
böyle sürüp gider
odalar ve duvarlar değişti
renkler olgunlaştı
perdeler
bazen kısa
bazen uzun geldi pencereye
ne fark eder
içeride bir şey yok
çünkü
dışarıyı hiç görmemekti
mesele
sevilmiş her kadın tatlıdır
sevilmemiş her kadın
biraz acı verir
uyanışın tonlarını duyabilmek
sabahın erken saatinde
balkonda tıkırdayan bir karga
yada
rüzgar sesinde
bu şiiri yazarken
her yatakta bir gece
beklendiği düşüncesine dalmak
sonra
deniz kıyısında
bahçeli bir evde
çocukluk günleri
rüzgar gittikten
sonra
sıcak, kuru, tozlu
temmuz geçidinde
sallanır beşikler
aynaya bakıp
ben değilim dediğin
ve bu hale nasıl geldiğin
düşüncesi gibi
farklı mevsimler gibi
hiçbir şey aynı derecede güzel kalmaz
sadece geçici olan
güzeldir
odalar ve duvarlar değişti
renkler olgunlaştı
perdeler
bazen kısa
bazen uzun geldi pencereye
ne fark eder
içeride bir şey yok
çünkü
dışarıyı hiç
görmemekti
mesele…
5.0
100% (2)