4
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
1899
Okunma

Şairlere karışmam, iş şiire gelince
Ölenlerin ardından, zarlı fener alayı
Ağdalı söz çıkını, hoş nesire gelince
Ozanların yurdundan, yerli fener alayı
Mendireksiz limandan, kirpiklere marina
Düş kazır sözde mimar, marifetli sır ayna
Mekânsız zaman gibi, dış perdeden iç mana
Çalanların ardından, türlü fener alayı
İmkânsızdır onların, tedavisi ayaktan
Kıyakçılığın sonu!, Dem vururlar ayaktan
Entel dantel yaparak, redifleri uyaktan
Silenlerin ardından, torlu fener alayı
İç nefes dış kalıbı, sarmaz ise sırtına
Teğet bile geçemez, hikmetlerin yurduna
Hallaç gibi dalınca, küllerine fırtına
Dolanların ardından, korlu fener alayı
Francala üstüne, cevhersiz krema çal
Düşlere tabirname olanı özle hemhal
Tılsım nakışı ile has ekmek üstünde bal
Bilenlerin ardından, pirli fener alayı
Siyahın her tonuna, yasak koyup başlara
Vicdanı sızlamadan, kandırdığı yaşlara
Gamlara hormon katıp sekizlerden beşlere
Salanların ardından, kurlu fener alayı
Dertleri istiflerler üst üste balya gibi
Gidişatı zorlarlar, bozulmuş bilye gibi
Kendisini nimetten, sayıp fasulye gibi
Olanların ardından, şerli fener alayı
Müspet ilim önünde, koşarsa ehli kalem
Aklın bittiği yerde devreye girer kelam
Dilin kemiği yoktur, Delibal’ım vesselam
Yalanların ardından, sırlı fener alayı
Celil ÇINKIR – DELİBAL
Bu çalışmama dair açıklamalarım:
7. Kıtanın ilk dizesini, “Dertleri yüreklere dizerler kolye gibi” der uyak sorununa neden olmayabilirdim. Anlayışı kıt olanlara, şiiri sadece dize sonunda ses uyumu olarak görenlere nispet yazdım.
Hallaç gibi dalınca, küllerine fırtına dizesinde rediflerle uyakları iç içe geçirdiğim için şiir severlerden özür diliyorum.
5.0
100% (5)