0
Yorum
9
Beğeni
0,0
Puan
780
Okunma
düşünürüm yüzünün kaybolduğunu
sonsuzun sonsuza dönmesinden başka
tutulacak hiç bir şey kalmıyor tabi
birde kuyu içinde unutulmuş oluyorsun
ne kadar gidersen git aynı
ışıklı bahçelerde akşamlar
durgun bir serinliği çekiştirir ya
çiçekli dallar alnına değer
avuçlarından saçlarına dek kızıllaşan
ağaç masa şarkılar söyler
dost ağız bir nehrin uzak sesi ve bulutlar
aramızı ışıtan ateş böcekleri
akşamı uzatıp dokunabilir kalbine
kalkarsın saçların uçuşur
yürüdüğüm gelir aklıma omuzlarında
ve düştüğüm
yanaklarındaki alevli yola
beyaz yastıklar birikir gözlerinin içinde
mayhoş rüzgarların testisinden saçılan yıldız tozları
alevini artırdıkça içimde
pembeleşir dudaklarım dudaklarına
yakın yankılar anlamsızlaşır daha da sıcak
kendi fısıltısıyla sakinleşir heyecan
düştü düşecek karanlığın orta çizgisinde
açar göğsünü vadiler
sarıldıkça
ufkun tadı koyulaşır içimizde.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.