7
Yorum
20
Beğeni
0,0
Puan
1875
Okunma

meçhul güz yangınının tam da ortasındayım
yaktığın son kibrit mi tutuşturdu saçımı
bilmiyorum… yalnızca an’ın oltasındayım
tutunsam öleceğim söyle ölmek acı mı
defalarca dirilip tekrar tekrar gömülmek
kanserli ruhu her gün d/okumak ilmek ilmek
tutunsam öleceğim söyle ölmek acı mı
gözlerinde unutmuşum yaşam ilacımı
bugün simitçi yoktu yalnızlar sokağının
köşe başı öksüzdü, hayatsız, sedasızdı
bugün yıldönümüydü mutluluk yasağının
rüzgârın nağmeleri ruhsuzdu, edasızdı
bastıkça üzerine yıkıldı kaldırımlar
yağmur boşaldı birden ve düştü yıldırımlar
rüzgarın nağmeleri ruhsuzdu, edasızdı
savrulurken yapraklar kalbe gözyaşım sızdı
dün gölgeler asılmış bulutların kalbine
duydun mu?..işte ondan bu belirsiz yağmurlar
ondan korkak şimşekler, ondan kapalı sine…
kırk günlük bir matemde şehirler, evler, surlar…
korkuyorum…bu siyah, bu karanlık, bu acı
sürecek ebediyen ruhumdaki bu sancı
kırk günlük bir matemde şehirler, evler, surlar…
üzülme be sevgilim onlar çare bulurlar…
bir durak var göğsümde hancı yolcu uğramaz
terk edilmiş hüzünler meçhulde nöbet tutar
ah bir gelse bir gelse…biliyorum, duramaz
ağır gelir gözlerim dibe battıkça batar
“ son gülüşün var mı” diye soran bir celladın
sesini duysam ki gamzeme gömülür adın
ağır gelir gözlerim dibe battıkça batar
sağır bilir sözlerim… hibe… attıkça atar
Seda YÜKLER
Ocak/2015